Doktorsitesi.com

"Ben Hallederim" Hastalığı: Neden Herkesin Yükünü Taşıyorsunuz?

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
21 Ocak 202669 görüntülenme
Randevu Al
Herkesin derdine koşan, ofisin 'kurtarıcısı', ailenin 'güçlü kalesi' siz misiniz? Dışarıdan kahramanlık gibi görünen bu durum, aslında psikolojik bir tuzak olabilir. Biz buna 'Yüksek İşlevli Fedakarlık' (High-Functioning Codependency) diyoruz. Bu yazıda; başkalarını kurtarmaya çalışırken kendinizi nasıl tükettiğinizi, 'Hayır' diyememenin altındaki gerçek sebepleri ve o görünmez pelerini çıkarıp iyileşmenin yollarını anlattım.
"Ben Hallederim" Hastalığı: Neden Herkesin Yükünü Taşıyorsunuz?

Arkadaş grubunuzun "Kriz Masası" siz misiniz? Ofiste kimin başı sıkışsa, işini gücünü bırakıp koşan o "Kahraman" siz misiniz? Ailenizde herkesin dert babası/anası siz misiniz?

Dışarıdan bakınca harika görünüyorsunuz. "Ne kadar güçlü, ne kadar yetenekli, her şeye yetişiyor" diyorlar. Ama içeride? İçeride bitik bir pil gibisiniz. Çünkü siz yardım etmiyorsunuz; siz kendinizi feda ederek var oluyorsunuz.

Biz buna psikolojide "Yüksek İşlevli Bağımlılık" (High-Functioning Codependency) diyoruz. Bu, muhtaç görünmeyenlerin hastalığıdır.

Sizce fedakarlık yapıyorsunuz. Ama acı gerçeği söyleyeyim: Yaptığınız şeyin adı Kontrolcülük.

Başkalarının sorunlarını çözmeye bu kadar heveslisiniz, çünkü;

  1. Onlar hata yaparsa (veya üzülürse), bu duyguyu taşıyamayacağınızı düşünüyorsunuz.

  2. "İhtiyaç duyulan kişi" olmazsanız, "Değersiz" hissetmekten korkuyorsunuz.

 

Başkalarının hayatını yönetmek, kendi hayatınızdaki boşlukla yüzleşmekten daha kolay geliyor.

  • Biri size derdini anlattığında, sadece dinleyemezsiniz. Hemen çözüm üretmek zorunda hissedersiniz.

  • "Hayır" dediğinizde midenize kramplar girer, günler süren bir suçluluk yaşarsınız.

  • Başkaları sizin için bir şey yaptığında rahatsız olur, borçlu hissedersiniz. (Almayı bilmezsiniz, sadece vermeyi bilirsiniz.)

  • Partnerinizin/Çocuğunuzun duygularını, kendi duygunuz sanırsınız. O mutsuzsa, sizin gününüz de zehir olur.

 

Bu "Kurtarıcı" rolünün bedeli ağırdır. Sürekli verip hiç almadığınız için, içinizde gizli bir öfke birikir. "Ben herkes için her şeyi yapıyorum, kimse benim için parmağını kıpırdatmıyor" diye içerlersiniz. Ama parmaklarını kıpırdatmalarına izin vermeyen de yine sizsiniz!

Sonuç? Tükenmişlik, psikosomatik ağrılar (boyun, sırt, mide) ve yalnızlık.

İyileşmek, bencil olmak demek değildir. İyileşmek, sınırlarınızı çizmektir.

  1. "Hallederim" Demeden Önce 5 Saniye Durun: Otomatik pilotu durdurun. Gerçekten o işi yapmak istiyor musunuz, yoksa "mecbur" mu hissediyorsunuz?

  2. Sorumluluğu İade Edin: Yetişkin insanların kendi sorunlarını çözmesine izin verin. Onların yerine düşünmek, onlara iyilik değil; beceriksizlik aşılamaktır.

  3. Kendi Duygularınıza Odaklanın: "Şu an o ne hissediyor?" diye sormayı bırakın. "Şu an BEN ne hissediyorum?" diye sorun.

 

Siz kimsenin ambulansı, itfaiyesi veya psikoloğu değilsiniz. Siz sadece kendinizden sorumlusunuz. Ve inanın bana; siz o ağır yükleri taşımayı bıraktığınızda, dünya yıkılmayacak. Sadece sizin omuzlarınız hafifleyecek.

Bugün bir değişiklik yapın. Bir sorunu çözmeyin. Sadece izleyin.

Etiketler

İnsanlara hayır diyememekSınır KoymakTükenmişlik SendromuCodependencyBağımlı İlişkiAşırı FedakarlıkKendini Feda ŞemasıÖzgüven Eksikliğiİlişki SorunlarıKontrolcülükStres YönetimiYorgunlukKişisel GelişimAnkara Psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.