Doktorsitesi.com

Yaşlılıkta sık görülen hastalıklarda beslenme

Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı
Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı
18 Ağustos 20075341 görüntülenme
Randevu Al
Yaşlılıkta sık görülen hastalıklarda beslenme
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaşlılık Döneminde Kronik Hastalıklar ve Beslenmenin Önemi

Yaşlılık dönemi; yüksek tansiyon, kemik erimesi (osteoporoz), yüksek kolesterol, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı ve kanser gibi kronik rahatsızlıkların görülme sıklığının arttığı bir süreçtir. Bu hastalıkların olumsuz etkilerini en aza indirmek için erken tanı, uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve doğru beslenme programı hayati önem taşır. Tedavi sürecinde doktor, diyetisyen, yaşlı birey ve ailenin iş birliği yapması, sürecin başarısını doğrudan etkiler.

1. Hipertansiyon (Tansiyon Yüksekliği) Kontrolü

Tansiyonu dengede tutmak için ideal vücut ağırlığının korunması ve tuz tüketiminin sınırlandırılması temel kuraldır. Turşu, salamura ve sofrada eklenen ilave tuzdan kaçınılmalıdır. Aşırı sodyum alımı sadece hipertansiyonu değil, idrarla kalsiyum atımını artırarak osteoporoz riskini de tetikler.

  • Beslenme Önerileri: Kalsiyum ve potasyumdan zengin besinler tüketilmelidir.
  • Lezzet İpucu: Tuz yerine çeşitli baharatlar kullanılarak yemeklerin aroması artırılabilir.
  • Yaşam Tarzı: Sigara içilmemeli ve fonksiyonel kapasiteye uygun düzenli egzersiz yapılmalıdır.

2. Kemik Erimesi (Osteoporoz) ve Kalsiyum Desteği

Kemik mineral kaybını önlemek için kalsiyum içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. En iyi kaynaklar süt, yoğurt, peynir ve çökelek gibi süt türevleridir. Laktoz intoleransı olan bireyler, laktozsuz süt veya fermente ürünleri (ayran, yoğurt) tercih edebilir. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve pekmez de önemli kalsiyum kaynaklarıdır.

  • D Vitamini Faktörü: Kalsiyumun emilimi için D vitamini şarttır. Besinler tek başına yeterli gelmediğinden, cam arkasından değil, doğrudan güneş ışığından faydalanılmalıdır.
  • Egzersiz: Yerçekimine karşı yapılan egzersizler kemik sağlığı için uygundur; ancak yüzme osteoporoz için öncelikli bir tercih değildir.

3. Kalp-Damar Sağlığı ve Kan Yağlarının Dengelenmesi

Kalp sağlığını korumak için doymuş ve trans yağ tüketimi minimize edilmelidir. Margarin, tereyağı, kuyruk yağı ve sakatatlar beslenme listesinden çıkarılmalıdır. Bunların yerine zeytinyağı, fındık yağı gibi tekli doymamış veya ayçiçek, mısırözü gibi çoklu doymamış sıvı yağlar kullanılmalıdır.

Sağlıklı SeçimlerKaçınılması Gerekenler
Derisiz tavuk, hindi ve balıkKırmızı etin yağlı kısımları ve sakatatlar
Izgara, fırın ve haşlama yöntemleriYağda kızartmalar ve kavurmalar
Haftada en az 2 kez balık (Omega-3)Margarin içeren bisküvi, kraker ve kekler
Light (yağı azaltılmış) süt ürünleriTam yağlı şarküteri ürünleri

4. Kanser Riskini Azaltan Beslenme Modeli

Kanser vakalarının önemli bir kısmı beslenme bozuklukları, tütün ve alkol gibi değiştirilebilir faktörlerle ilişkilidir. Özellikle sindirim sistemi kanserlerinde beslenme doğrudan rol oynar. Bol posalı gıdalar, sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet, kansere karşı koruyucu kalkan oluşturur.

  • Antioksidan Gücü: A, C, E vitaminleri, selenyum ve fitokimyasallardan zengin besinler bağışıklığı güçlendirir.
  • Posa Tüketimi: Her gün en az 3 porsiyon sebze ve 5 porsiyon meyve tüketilmelidir.
  • Uzak Durulması Gerekenler: Hazır çorbalar, boyalı besinler, füme gıdalar ve aşırı alkol tüketimi risk faktörüdür.

5. Şeker Hastalığı (Diyabet) ve Glisemik İndeks

Diyabet yönetiminde glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi kritiktir. Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini hızla yükseltirken, düşük olanlar daha yavaş ve dengeli bir artış sağlar.

Tablo 1: Bazı Besinlerin Glisemik İndeks Değerleri

Yüksek Glisemik İndeksli (Hızlı Yükseltir)DeğerDüşük Glisemik İndeksli (Yavaş Yükseltir)Değer
Glikoz / Sofra Şekeri100Kepekli Pirinç / Bezelye50
Kızarmış Patates / Beyaz Ekmek95Yulaf / Çavdar Ekmeği40
Bal / Patates Püresi90Süt Ürünleri / Barbunya35
Muz77Mercimek / Nohut / Taze Meyveler30
Beyaz Pirinç / Mısır70Soya / Yeşil Sebzeler15

6. Nörolojik Sağlık ve Beyin Fonksiyonları

Düzenli sebze ve meyve tüketimi, yaşla birlikte ortaya çıkan bilişsel kapasite düşüşünü yavaşlatabilir. Ispanak, çilek ve E vitamini takviyeli bir beslenme düzeni beyin sağlığını destekler. Ayrıca soya fasulyesinde bulunan lesitin ve beyin faaliyetleri için kritik olan L-glutamin aminoasidi önemli besin öğeleridir.

7. Sindirim Sistemi ve Kabızlık Çözümleri

Yaşlılarda bağırsak faaliyetlerini düzenlemek için posa (lif) ve sıvı tüketimi artırılmalıdır. Posa; sadece kabızlığı önlemekle kalmaz, aynı zamanda şeker hastalığı ve kalın bağırsak kanseri riskini de azaltır. Haftada 2-3 kez kurubaklagil tüketilmeli ve tam tahıllı ekmekler tercih edilmelidir.

8. Bağışıklık Sistemini Güçlendirme Stratejileri

Vücutta oluşan serbest radikallerle savaşmak için antioksidanlar (C, E vitamini, beta-karoten, selenyum) hayati önem taşır. Bağışıklığı desteklemek için şu maddeler öne çıkar:

  • Omega-3: Balıkta bolca bulunur, bilişsel ve kalp sağlığını destekler.
  • Beta-glukan: Ekmek mayasından elde edilen doğal bir bağışıklık güçlendiricidir.
  • Probiyotikler ve Yeşil Çay: Vücut direncini artırarak enfeksiyonlarla mücadeleyi kolaylaştırır.

Yaşlılıkta Sağlıklı Beslenme İçin Altın Kurallar

  1. Öğün Düzeni: Günlük 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenilmelidir.
  2. Çeşitlilik: Her öğünde et, süt, sebze-meyve ve tahıl gruplarından besinler bulunmalıdır.
  3. Sıvı Alımı: Günde en az 8-10 bardak su tüketilmelidir.
  4. Basit Şekerden Kaçınma: Reçel, bal ve hamur tatlıları yerine kompleks karbonhidratlar (tahıl, baklagil) tercih edilmelidir.
  5. Pişirme Teknikleri: Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırınlama yöntemleri kullanılmalıdır.
  6. Fiziksel Aktivite: Uygun vücut ağırlığını korumak için düzenli egzersiz yapılmalıdır.
  7. Duyu Kayıpları: Tat ve koku kaybı nedeniyle iştahsızlık oluşabileceğinden, yemekler sunum ve lezzet açısından cazip hale getirilmelidir.
  8. Çiğneme Güçlüğü: Diş ve çene sorunu olan bireyler için besinler yumuşak formda hazırlanmalıdır.

Etiketler

Yaşlılarda görülen hastalıklar

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı

Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı

Prof Dr Yaşar Küçükardalı Edirne, 12.03.1963 tarihinde doğmuştur. Üniversite eğitimini GATA As.Tıp Fakültesi 1987 tarihinde alarak mezun olmuştur. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi 1990-4 arasında uzmanlığını tamamlamıştır. Uzmanlık alanı İç Hastalıklarıdır. Yan dal uzmanlık olarak yoğun bakım bölümünde devam etmiştir. Yine aynı şekilde GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, 2004 tarihinde doçent olarak kariyerine devam etmiştir. Yeditepe Üniversitesinde 2010 tarihinde profesör olarak alanında devam ederek başarılara imza atmıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.