Doktorsitesi.com

Otoriter ana baba tutumu

Klinik Psikolog Şahin Uçar
Klinik Psikolog Şahin Uçar
9 Nisan 20093198 görüntülenme
Randevu Al
Otoriter ana baba tutumu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otoriter Anne Baba Tutumu Nedir?

Otoriter anne baba tutumu, aile içinde denetimin en üst seviyede tutulduğu ve ebeveynin çocuk üzerinde mutlak baskı kurduğu bir yaklaşımı ifade eder. Bu tutumda otorite, birey için en temel değerlerden biri olarak kabul edilir ve çocuk yetiştirme sürecinin merkezine yerleştirilir. Anne ve babalar, çocuğun tüm davranışlarını sıkı bir şekilde denetleyerek her zaman baskın bir rol üstlenirler.

Bu aile yapısında çocuktan beklenen temel davranış, uysal ve söz dinleyen bir rol üstlenmesidir. Ne yazık ki bu süreçte çocuğun haklarına, kişiliğine, bireysel isteklerine ve özgünlüğüne yeterli saygı gösterilmez. İlk toplumsallaşma kurumu olan ailede sergilenen bu tutumlar, çocuğun tüm gelişim süreçlerini ve ona sunulan deneyim fırsatlarını doğrudan şekillendirir.

Sıkı Eğitim ve Katı Disiplin Anlayışı

Sıkı eğitim uygulayan ebeveynler, çocuğu kendi zihinlerinde tasarladıkları belirli bir kalıba göre yoğurmayı amaçlarlar. Bu yaklaşımın temel özellikleri şunlardır:

  • Çocuk sürekli ve kesintisiz bir denetim altındadır.
  • En küçük yanılgılar veya yaramazlıklar dahi gözden kaçırılmaz.
  • Hatalar üzerinde titizlikle durulur ve anında düzeltme yoluna gidilir.
  • Katı kurallar konulur ve bu kuralların uygulanması için çocuk zorlanır.

Whirter, Volton ve Acar (1998) tarafından belirtildiği üzere, bu zorlama süreci sıklıkla öfke, bağırma ve fiziksel cezalandırma yöntemlerini içerebilmektedir.

Otoriter Ailelerde Ceza ve Disiplin Yöntemleri

Otoriter eğitim anlayışında ceza, disiplini sağlamanın temel aracı olarak ön plandadır. Uygulanan cezalar genellikle işlenen suçla orantısızdır. Aileden aileye yöntemler değişse de temel amaç çocuğun "ne pahasına olursa olsun" yola getirilmesidir. Bu süreçte kullanılan yöntemler şu şekilde tablolaştırılabilir:

Yöntem TürüUygulama Biçimi
FizikselDayak ve bedensel cezalandırma
PsikolojikAyıplama, suçlama ve korkutma
Sözel OlmayanSert bir bakışla baskı kurma

Bu disiplin anlayışı, çocuğu adeta sıkan bir giysi gibi bunaltır. Çocuğun hakları en aza indirilirken, en doğal hakları bile ona ancak "uslu durmasının" bir ödülü olarak sunulur. Sürekli yüksek başarı ve ders çalışma beklentisi hakimdir.

Otoriter Tutumun Çocuk Kişiliği Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Otoriter bir aile ortamında büyüyen çocuklar, sürekli ebeveyn eleştirisinden çekindikleri için her adımda yanlış yapma korkusu yaşarlar. Duygularının ve isteklerinin önemsenmediğini gören çocuk, bunları bastırmayı öğrenir. Yörükoğlu'na (1998) göre, bu çocukların ev yaşantısında şu sorunlar gözlemlenir:

  1. Anne-baba ile ilişkiler sürekli gergindir.
  2. Oyundan birkaç dakika geç gelmek büyük bir sorun haline dönüşür.
  3. Üstünü kirletmemek ve yemeği son noktasına kadar bitirmek zorunluluktur.
  4. Dakikası dakikasına uyku düzenine uyulması beklenir.

Psikolojik Sonuçlar ve Kişilik Yapısı

Yavuzer (1996), baskı altında yetişen çocukların dışarıdan bakıldığında nazik, dürüst ve dikkatli görünebileceğini belirtir. Ancak bu çocukların iç dünyasında genellikle bağımlı, güvensiz, pısırık ve aşırı hassas bir kişilik yapısı gelişir. Başkalarının etkisinde kalmaya meyilli olan bu bireyler, kendi kararlarını almakta zorluk çekerler.

Son olarak, bazı ebeveynler otoriteyi özel bir yetenek olarak görse de, aslında her aile bir otorite yapısı kurar. Önemli olan, bu otoritenin çocuğun gelişimini destekleyecek sağlıklı bir zeminde oluşturulmasıdır.

Etiketler

ÇocukAnneTutumDavranışBabaKişilikOtorite

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Şahin Uçar

Klinik Psikolog Şahin Uçar

Uzm. Psk. Şahin UÇAR, lisans öncesi öğreniminin ardından Uludağ Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde başladığı lisans eğitimini 2002 yılında tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Yüksek lisans eğitimini ise 2008 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamlamış ve lisansüstü derecesini almıştır. Ayrıca 2013 yılında Arel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünde ikinci lisans eğitimini ve 2016 yılında İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.