Doktorsitesi.com

Hipospadias anomalisi

Prof. Dr. Ufuk Bilkay
Prof. Dr. Ufuk Bilkay
25 Kasım 20071271 görüntülenme
Randevu Al
Hipospadias anomalisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipospadias (Doğuştan Sünnetli) Nedir?

Hipospadias, halk arasında bilinen adıyla peygamber sünneti veya doğuştan sünnetli olma durumu, idrar deliğinin penisin uç noktası yerine, penisin ön yüzünde daha geride bir noktaya açılmasıyla karakterize olan doğuştan yapısal bir bozukluktur. İstatistiksel verilere göre, her 300 canlı erkek doğumdan birinde bu anomaliye rastlanmaktadır. İdrar deliği penis ucundan ne kadar uzaklaşırsa, bozukluğun ağırlık derecesi o oranda artmakta ancak görülme sıklığı azalmaktadır.

Hipospadias Tipleri ve Görülme Sıklığı

Hipospadias, idrar deliğinin konumuna göre farklı tiplerde sınıflandırılır. Bu tiplerin görülme oranları şu şekildedir:

  • Glanüler Tip: En sık görülen şeklidir, idrar deliği penis ucuna yakındır.
  • Distal Tip: İdrar deliği penis gövdesinin uç kısımlarındadır.
  • Proksimal Tip: İdrar deliği penis gövdesinin daha gerisindedir.
  • Perineal Tip: En az görülen ve en ağır olan formdur; idrar deliği testislerin arkasına kadar gerileyebilir.

Chordee (Penis Eğriliği) ve Yapısal Farklılıklar

Hipospadias görülen hastaların büyük bir çoğunluğunda chordee adı verilen, mevcut idrar deliği ile penis ucu arasında uzanan fibröz bir bant bulunur. Bu bant, penisin sertleşmesi (ereksiyon) sırasında penisin 'C' şeklinde öne doğru kıvrılmasına yol açar. Eğer bu durum cerrahi olarak düzeltilmezse, ileride cinsel ilişki sırasında ciddi problemler yaratabilir. Bu nedenle ameliyat sırasında bu bandın mutlaka çıkarılması gerekir.

Hipospadiaslı çocuklarda penis yapısında şu farklılıklar gözlemlenir:

  • Uretra ve korpus spongiosum tam olarak oluşmamıştır.
  • Glans (penis başı), chordee nedeniyle öne kıvrılarak spatül şeklinde ve daha yassı bir görünüm alır.
  • Sünnet derisi penisin ön tarafında eksiktir, bu da çocuğun doğuştan sünnetli gibi görünmesine neden olur.

Eşlik Eden Diğer Anomaliler

Hipospadias tanısı alan tüm hastaların, vücuttaki diğer organ anomalileri yönünden sistemik olarak araştırılması hayati önem taşır. Bu kapsamda hastalara intravenöz pyelogram (IVP) yapılması gerekebilir. Hipospadias ile birlikte görülebilecek diğer doğuştan anomaliler şunlardır:

  • İnmemiş testis
  • Böbrek anormallikleri
  • Fıtıklar

Hipospadias Tedavisi ve Ameliyat Süreci

Hipospadiasın tek tedavisi cerrahi müdahaledir. Ameliyat zamanlaması için penisin yeterli büyüklüğe ulaşması beklenir ve bu süre uzman cerrah tarafından belirlenir. Genel yaklaşım, çocukların ilkokula başlamadan önce ameliyat edilmesidir. Bu zamanlama, çocuğun ayakta idrar yapamaması nedeniyle yaşayabileceği psikolojik problemleri önlemek adına kritiktir.

Uzman Seçimi ve Başarı Faktörleri

Hipospadias cerrahisinde en önemli kural, en yüksek başarı şansının ilk ameliyatta olduğudur. Tekrarlayan operasyonlarda başarı ihtimali giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle operasyonu gerçekleştirecek hekimin tecrübeli bir estetik plastik cerrah olması önerilir. Bunun temel sebebi, hipospadias tekniklerinin flep ve greft uygulamaları üzerine kurulu olmasıdır; bu uygulamalar ise plastik cerrahların uzmanlık alanıdır.

Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Kritik Nokta

ÖNEMLİ UYARIAÇIKLAMA
Sünnet YaptırmayınHipospadiaslı çocuklar kesinlikle normal yollarla sünnet ettirilmemelidir.
Deri KaynağıSünnet derisi, ameliyat sırasında yeni idrar kanalı yapımında veya penis ön tarafının kapatılmasında kullanılan en önemli yedek deri kaynağıdır.
Kombine İşlemSünnet işlemi, hipospadias ameliyatı ile aynı seansta cerrah tarafından gerçekleştirilir.

Ameliyat teknikleri, cerrahın tercihine ve idrar yolunun penisteki konumuna göre değişiklik göstermektedir.

Etiketler

Hipospadias anomalisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ufuk Bilkay

Prof. Dr. Ufuk Bilkay

Prof. Dr. Ufuk BİLKAY, 1966 yılında İzmir’de doğmuştur. Lise öğrenimini İzmir Atatürk Lisesi’nde bitirdikten sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1 yıl kadar Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı'nda asistanlık yaptıktan sonra bu bölümden ayrılarak 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Anabilim Dalı'nda eğitimine devam etmiştir. 1999 yılında ise Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.