Bir dolgu maddesi: otojen yağ dokusu

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yağ Enjeksiyonu (Lipoinjeksiyon) Nedir?
Yağ enjeksiyonu veya tıbbi adıyla lipoinjeksiyon, hastanın kendi vücudundan alınan yağ dokusunun ihtiyaç duyulan bölgelere transfer edilmesi işlemidir. Genellikle karın, uyluk ve kalça gibi yağ oranı yüksek bölgelerden alınan yağlar, özel işlemlerden geçirildikten sonra yüz derisi altına enjekte edilir. Bu yöntem, vücudun kendi dokusunu kullanarak doğal bir dolgunluk sağlamayı hedefler.
Yağ Enjeksiyonunun Kullanım Alanları
Bu prosedür, hem estetik hem de rekonstrüktif amaçlarla geniş bir yelpazede uygulanmaktadır. En sık tercih edilen uygulama alanları şunlardır:
- Çökük yanakların doldurulması,
- Ağız ve burun arasındaki gülme çizgilerinin (nasolabial) giderilmesi,
- Derideki çökme ve düzensizliklerin onarılması,
- Alın çizgilerinin silinmesi,
- Dudak dolgunlaştırma işlemleri,
- Vücuttaki genel kontur düzensizliklerinin giderilmesi.
Yağ Nakli Nasıl Uygulanır?
Yağ nakli süreci, donör (verici) ve alıcı sahaların sterilize edilip hazırlanmasıyla başlar. Uygulama, alınacak yağ miktarına bağlı olarak lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilir.
İşlem basamakları şu şekilde ilerler:
- Yağ Alımı: Negatif basınçlı bir enjektör yardımıyla belirlenen bölgelerden yağ çekilir.
- Ayrıştırma: Alınan yağ, serum ve yağ hücrelerinin birbirinden ayrılması için enjektör içinde serbest süzülmeye bırakılır.
- Transfer Hazırlığı: Sadece yağ hücrelerinin bulunduğu orta bölüm, transfer için 1cc'lik özel enjektörlere aktarılır.
- Enjeksiyon: Yağ hücrelerinin hasar görmemesi için 14-16 gauge boyutundaki iğne uçları kullanılarak alıcı sahaya transfer yapılır.
Uygulama sonrasında enjeksiyon bölgesine ince bir bant yapıştırılabilir. Transfer edilen yağın %50 ile %70 oranında 6 ay içinde eriyebileceği öngörülerek, planlanandan bir miktar daha fazla yağ verilebilir; ancak bu miktarda aşırıya kaçılmamalıdır.
Uygulama Esnasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yağın alıcı bölgede tutunma ve yaşama ihtimalini artırmak için transferin tek bir noktaya değil; derialtı dokusu, yağ dokusu ve kas dokusu gibi farklı katmanlara yapılması kritiktir. Özellikle yüz bölgesindeki hacim artırma işlemlerinden sonra geçici şişlik ve bölgesel kabarıklıkların görülmesi normal bir süreçtir.
İyileşme Süreci ve Bakım
Operasyon sonrası hastaların büyük bir bölümü günlük aktivitelerine hemen dönebilmektedir. İyileşme sürecinde dikkat edilmesi gerekenler tabloda özetlenmiştir:
| Durum | Beklenen Etki / Öneri |
|---|---|
| Yan Etkiler | Hem donör hem alıcı sahada hafif şişlik ve kızarıklık |
| İstirahat | Geniş bölgelerde işlem yapıldıysa kısa süreli dinlenme |
| Güneş Koruması | Kızarıklıklar geçene kadar (yaklaşık 1 hafta) güneşten korunma |
| Kozmetik Destek | Güneş koruyucu kremler veya fondöten kullanımı |
Sonuçların Kalıcılığı ve Tekrarlama
Yağ enjeksiyonunun kalıcılığı kişiden kişiye farklılık gösterir. İlk haftalardaki dolgunluk büyük oranda ödemden kaynaklanır. Gerçek sonuçlar, dokunun beslenip yerleştiği 3. aydan sonra netleşir. Uygun teknikle uygulandığında, verilen yağ dokusunun %40-50'si kanlanarak yaşamaya devam eder.
- Tekrarlama: Sonucu optimize etmek için 3, 6 veya 12. aylarda yeni enjeksiyonlar yapılabilir.
- Periyot: İlk yıl 2-3 kez yapılan uygulama, sonraki yıllarda yılda bir kez yeterli olmaktadır.
- Strateji: Çizgiler çok derinleşmeden takviye yapılması daha etkili sonuçlar verir.
Alternatif Yöntem: Doku Kokteyli
Doku kokteyli, yüz germe veya karın germe gibi cerrahi işlemler sırasında çıkarılan deri parçalarına kas, fasya ve yağ dokusunun eklenmesiyle hazırlanır. Bu yöntemde elde edilen dermis tabakası en değerli kısımdır.
- Avantajı: Mikro greftler şeklinde verilen bu dokular, damar sisteminden zengin olduğu için yağ enjeksiyonuna göre daha yüksek oranda canlı kalır.
- Dezavantajı: Mutlaka bir deri kesisi (cerrahi işlem) gerektirmesidir.
Bu greftler zamanla mimik hareketleri ve yaşa bağlı doku erimelerine paralel olarak azalabilir. En büyük avantajı, materyalin tamamen kişinin kendi dokusu olmasıdır.




