Doktorsitesi.com

Evliliğinizdeki sorun depresyon olabilir !

Klinik Psikolog Eda Gökduman
Klinik Psikolog Eda Gökduman
28 Şubat 2011337 görüntülenme
Randevu Al
Evliliğinizdeki sorun depresyon olabilir !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilikte Çatışma Süreçleri ve Boşanma Eğilimleri

Birlikte karar verilerek büyük hayallerle temeli atılan evlilik süreci, zaman içerisinde çeşitli çatışmaların yaşandığı bir ortama dönüşebilmektedir. Bu durum, eşlerin evliliklerini ve birlikteliklerini sorguladıkları zorlu bir dönemi beraberinde getirir. Günümüzde bu sorgulamaların sıklıkla ayrılıkla sonuçlandığı görülmektedir.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verileri incelendiğinde, son yıllarda boşanma oranlarının hızla arttığı gözlemlenmektedir. Bu yükseliş; dağılan aile yapısı, hayal kırıklığı yaşayan bireyler ve ebeveynleri arasında seçim yapmak zorunda kalan çocuklar açısından endişe verici bir tablo oluşturmaktadır. Uzmanlar olarak bu değişimleri yakından takip ederken, ailelere sunduğumuz danışmanlık hizmetleri ve bilgilendirici içeriklerle gerekli önlemleri almaya gayret ediyoruz.

Evliliği Sarsan Riskli Dönemler ve Tetikleyici Olaylar

Danışmanlık sürecinde eşlerin sorunların ne zaman başladığını ve bu durumu tetikleyen spesifik bir olay olup olmadığını analiz etmeleri kritik bir önem taşır. Yapılan incelemeler, çatışmaların genellikle belirli riskli dönemlerde yoğunlaştığını göstermektedir.

Evlilikte risk teşkil eden temel süreçler şunlardır:

  • Yaşanan ciddi maddi sorunlar,
  • Hamilelik süreci ve bebek sahibi olma,
  • Bir yakının kaybı ve yas süreci,
  • Eşlerden birinin artan iş temposu ve stres.

Bu dönemlerde eşlerden birinin yaşadığı olumsuz duygular, doğrudan diğer eşe yansıyabilir. Bu noktada, yaşanan duygusal değişimlere karşı son derece dikkatli hareket edilmesi gerekmektedir.

Duygusal Destek ve Empatinin Kurtarıcı Rolü

Eşlerin birbirlerinin yaşadığı duygusal zorlanmaları fark etmesi ve bu süreçte sergileyecekleri dönemsel anlayış, evliliği kurtarabilecek en önemli unsurdur. Ancak sıklıkla karşılaşılan durum, eşlerin bu değişimleri fark edememesidir. Diğer eşin zor bir dönemden geçtiğini görmeden beklenti içine girmek, o kişiyi fazlasıyla yorarak daha derin olumsuz duygulara sürükleyebilir.

Depresyonun Boşanma Kararı Üzerindeki Yanıltıcı Etkisi

Bazen eşlerden birinin yaşadığı yoğun olumsuz duygular, klinik bir depresyon belirtisi olabilir. Eşler genellikle bu durumun farkına varamaz ve sorunu yanlış yorumlar. Bu süreçte yaşanan iletişim kopuklukları şu şekilde algılanabilmektedir:

DurumYanlış YorumlamaGerçek Neden
İlgi Azalması"Artık beni sevmiyor"Depresyonun getirdiği enerji kaybı
Uzaklaşma"Anlaşamıyoruz, yanlış karar verdik"Zorlu bir dönemden geçilmesi
Yorgunluk"Beni anlamıyor, çok şey bekliyor"Duygusal tükenmişlik

Boşanmaya giden süreçlerin birçoğunda temel neden sevgisizlik değil, eşin içinde bulunduğu zorlu dönemin fark edilememesidir. Bilimsel veriler ışığında sorunun kaynağı tespit edildiğinde, eşler hızlı karar vermemeleri gerektiğini fark ederek süreci yeniden değerlendirebilmektedir.

Sağlıklı Bir Gelecek İçin Önemli Tavsiyeler

Benzer süreçlerden geçen çiftlere temel önerimiz; boşanma gibi hayati bir kararı aceleyle vermemeleridir. Bu tür kritik kararlar, ancak kişinin ruhen sağlıklı olduğu ve rasyonel düşünebildiği dönemlerde alınmalıdır. Sağlıklı bir zihin yapısıyla verilen kararlar, hem bireyin kendi yaşam kalitesi hem de çocukların psikolojisi için en doğru sonucu verecektir.

Etiketler

EvlilikMutsuzlukBoşanmaRuhen sağlıklı olmak

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Eda Gökduman

Klinik Psikolog Eda Gökduman

Klinik Psikolog Eda Gökduman, 2001 yılında On Dokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olmuştur. Gelişim Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini başarı ile bitirmiştir.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.