Doktorsitesi.com

Doğum kontrol yöntemleri!

Prof. Dr. İlker Günyeli
Prof. Dr. İlker Günyeli
15 Ağustos 20072069 görüntülenme
Randevu Al
Doğum kontrol yöntemleri!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile Planlaması ve Gebeliği Önleme Yöntemleri

Çocuk sahibi olmak temel bir hak olduğu kadar, bireylerin bakabilecekleri ve geleceklerini garanti altına alabilecekleri sayıda çocuk istemeleri de bir haktır. Bu noktada temel amaç, bir fetüs oluşmadan önce gebeliğin önlenmesi olmalıdır. Gebelik oluştuktan sonra başvurulan kürtaj yöntemi yerine, modern aile planlaması yöntemlerini tercih etmek toplum sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.

1. Doğum Kontrol Hapları (OKS)

Kadınlarda her ay gerçekleşen düzenli yumurtlama sürecini baskılayan bu haplar, rahim ağzındaki mukus sıvısını kalınlaştırarak sperm geçişini zorlaştırır. Düzenli kullanıldığında istenmeyen gebelik riski 1/1000 civarındadır. Adetin ilk günü başlanarak 21 gün boyunca her gün aynı saatte alınır; 7 günlük aranın ardından 8. gün yeni kutuya geçilir.

Doğum Kontrol Haplarının Avantajları ve Kullanım Şartları:

  • Ailede meme kanseri öyküsü, damar/kalp hastalığı veya pıhtılaşma bozukluğu olmayan kadınlar için uygundur.
  • 35 yaş üstü sigara içen bireylerde tercih edilmemelidir.
  • Yumurtalık, rahim ve bağırsak kanserini önleyici etkisi olduğu gösterilmiştir.
  • Adet sancılarını, kıllanmayı ve yumurtalık kistlerini tedavi edebilir.
  • Kilo artışına neden olmayan düşük dozlu yeni formları mevcuttur.

2. Spiral (Rahim İçi Araç - RİA)

Rahim içine yerleştirilen ve steril bir inflamasyon yoluyla döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyen bir yöntemdir. Türkiye'de en popüler yöntem olan spiralin, hormonlu (5 yıllık) ve bakırlı (5-10 yıllık) tipleri mevcuttur. Korunmasız ilişkiden sonraki ilk 5 gün içinde uygulandığında acil doğum kontrol yöntemi olarak da işlev görür.

ÖzellikDetaylar
EtkinlikGebelik riski 1/100'dür (Haplara göre 10 kat daha riskli).
UygulamaUzman hekimler tarafından takılmalı ve 1 ay sonra USG ile kontrol edilmelidir.
Yan EtkilerKasık ağrısı, kanama artışı, anemi, akıntı ve pelvik iltihap riski.
UygunlukGenellikle doğum yapmış kadınlar için uygundur; hiç doğum yapmayanlara önerilmez.

3. Kol Altı İmplantı (Implanon)

Sol kolun üst iç kısmına cilt altına yerleştirilen, 4 cm uzunluğunda hormonlu bir çubuktur. Östrojen içermez ve sadece gebelik hormonu salgılar. Takıldıktan 6 saat sonra koruma sağlar ve 3 yıl boyunca etkilidir.

  • Gebelikten koruma oranı %100'e yakındır.
  • Adet sancılarını %88 oranında azaltır.
  • Çıkarıldıktan sonra 1 hafta içinde doğurganlık geri döner.
  • Ara kanama yapabilir veya hastaların %20'sinde adeti tamamen kesebilir.

4. Aylık ve Üç Aylık Korunma İğneleri

Enjeksiyon yoluyla uygulanan bu yöntemler, kullanım kolaylığı nedeniyle tercih edilmektedir:

  1. Aylık İğne (Mesigyna): Östrojen ve progesteron içerir. 28-33 günde bir kalçadan uygulanır. Düzenli bir adet döngüsü garantisi vermez.
  2. Üç Aylık İğne (Depo Provera): Sadece MPA hormonu içerir. Emziren anneler ve sigara içen kadınlar için uygundur. Yan etki olarak adet kesilmesi veya aşırı kanama görülebilir. Uygulama bırakılsa dahi koruyuculuğu 9 aya kadar uzayabilir.

5. Kalıcı ve Bariyer Yöntemler

Aile planlamasında kesin çözüm arayanlar veya geçici yöntemleri tercih edenler için alternatifler şunlardır:

  • Tüp Bağlanması (Ligasyon): Geri dönüşümsüz kabul edilen bir yöntemdir. Tüplerin yeniden açılması durumunda dış gebelik riski ciddi oranda arttığı için genellikle önerilmez.
  • Vazektomi: Erkeklerde uygulanan, 15-20 dakika süren cerrahi bir işlemdir. Neştersiz ve dikişsiz yöntemlerle lokal anestezi altında yapılır. İşlemden sonraki ilk 30-40 boşalmaya kadar ek korunma gereklidir.
  • Bariyer Yöntemler: Prezervatif (kondom), kadın kondomu (vajinal cup), vajinal kremler, jeller ve köpükler bu grupta yer alır.

Etiketler

Doğum kontrol yöntemleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlker Günyeli

Prof. Dr. İlker Günyeli

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.