Doktorsitesi.com

Çocuklarda masturbasyon cinsel gelişim

Klinik Psikolog Aylin Aydemir
Klinik Psikolog Aylin Aydemir
12 Eylül 201010940 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda masturbasyon cinsel gelişim
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukluk Döneminde Beden Keşfi ve Haz Duygusu

Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren kendi bedenleriyle güçlü bir etkileşim içerisine girerler. Beslenme süreci, anne memesi veya biberon ile kurulan dokunma temelli ilişki, bebeğin hem fiziksel ihtiyacını karşılar hem de kendisini güvende hissederek sakinleşmesini sağlar. Bu durum, yaşamın ilk evrelerinde bedensel farkındalığın temelini oluşturur.

Çocuklar 2-3 yaşlarına ulaştıklarında, dünyayı ve kendi bedenlerini dokunarak keşfetme eğilimi gösterirler. Bebeklik döneminde alt değiştirme veya banyo sırasında hissedilen fiziksel baskı ve hareketler çocukta haz uyandırabilir. İlerleyen yaşlarda ise çocuklar, bu keşif sürecinde tesadüfen cinsel organlarından haz almayı öğrenebilirler.

Çocukluk Dönemi Mastürbasyonunun Özellikleri

Çocuklarda gözlemlenen bu haz alma durumu, yetişkin cinselliğinden tamamen farklı bir yapıya sahiptir. Bu eylem, fizyolojik temelli doğal bir duygu olarak kabul edilmelidir. Bu hazzı bir kez deneyimleyen çocuk, eylemi tekrarlama eğilimi gösterebilir. Çocuk, cinsel organıyla oynayarak kendini uyarır ve tatmin eder.

Çocukluk dönemi mastürbasyonu sırasında çocuklarda şu fiziksel belirtiler gözlemlenebilir:

  • Yüzde kızarma,
  • Nefes alışverişinin hızlanması,
  • Terleme,
  • Bir köşeye çekilme veya bazen topluluk içinde bu eylemi gerçekleştirme çabası.

Henüz çocuklarda yetişkin tipi cinsel uyarılmışlık, düşünce ve hayal dünyası gelişmediği için bu davranışa yetişkin cinselliği anlamı yüklenmemelidir.

Cinsiyete Göre Farklılaşan Keşif Yöntemleri

Erkek ve kız çocukları, anatomik yapılarına göre farklı keşif yöntemleri geliştirebilirler. Erkek çocuklar genellikle penislerini çekiştirerek uyarım sağlarken; kız çocuklar cinsel organları daha iç kısımda olduğu için ellerini veya bazen çeşitli nesneleri kullanarak haz almaya çalışabilirler. Ebeveynlerin bu durum karşısında rahatsızlık duyması doğal olsa da bunun sağlıklı ve doğal bir gelişim süreci olduğu unutulmamalıdır.

Ebeveyn Yaklaşımı ve Duygusal Gelişim Üzerindeki Etkileri

Çocukluk dönemi mastürbasyonu, çocuğun duygusal gelişiminin bir parçasıdır. Ebeveynlerin bu davranışa vereceği tepki, çocuğun psikolojik sağlığını derinden etkileyebilir. Öfke dolu veya utandırıcı tepkiler vermek, çocuğun duygusal gelişimini ketleyebilir ancak davranışı engelleyici bir rol oynamaz.

Ebeveynler için önerilen temel yaklaşımlar şunlardır:

  1. Dikkati Başka Yöne Çekme: Çocuğun ilgisini sevdiği bir oyuna veya aktiviteye yönlendirmek etkili bir yöntemdir.
  2. Mahremiyet Eğitimi: Eğer çocuk bu eylemi herkesin içinde yapıyorsa, bunun sadece kendi odasında yapılması gereken özel bir durum olduğu kısa ve net bir şekilde anlatılmalıdır.
  3. Suçluluk Duygusundan Kaçınma: Çocuğa suçluluk hissettirecek söz ve tavırlardan uzak durulmalı, ancak durumun farkında olunduğu hissettirilmelidir.

Aşırı Mastürbasyon ve Müdahale Gerektiren Durumlar

Bazı durumlarda mastürbasyon, doğal bir süreç olmaktan çıkıp aşırı mastürbasyon seviyesine ulaşabilir. Bu durum, genellikle çocuğun çevresel veya duygusal ihtiyaçlarının karşılanmadığına işaret eder. Aşırı mastürbasyona yol açabilecek temel faktörler şunlardır:

Neden KategorisiOlası Tetikleyiciler
Duygusal EtkenlerAile sevgi ve ilgisinden yoksun kalma, ilgisizlik, yalnız bırakılma.
Çevresel EtkenlerÇevreden gelen uyaranların eksikliği, sosyal izolasyon.
Fizyolojik NedenlerCinsel organda enfeksiyon, yara veya kaşıntıya bağlı odaklanma.
Travmatik NedenlerCinsel taciz veya benzeri olumsuz deneyimler.

Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalıdır?

Eğer çocuk fırsat bulduğu her an odaya çekilerek saatlerce mastürbasyon yapıyorsa, bu durum bir saplantı haline dönüşebilir. Bu noktada davranışın altındaki temel nedenin saptanması kritik önem taşır. Küçük çocuklarda ilgi odağını değiştirmek süreci normalleştirebilir; ancak aşırı mastürbasyonun devam etmesi durumunda aile içi ilişkiler incelenmeli ve mutlaka bir uzman görüşüne başvurulmalıdır.

Etiketler

ÇocukPenisMastürbasyonCinsel gelişimÇocuklarda masturbasyonDokunma duyusuBebeklerde cinsel gelişimCocuklarin masturubasyon aliskanliklari

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Uzman klinik psikolog Aylin AYDEMİR
2005 yılında temel lisans eğitimini psikolojide tamamlamasının ardından Gelişim ve klinik psikolojide uzmanlığını almıştır. 2007-2010 yılları arasında çocuk ve ergenler ile çalışmış ve bu dönemde aleksitimi ve obezite üzerinde araştırma yaparak tezini tamamlamıştır. 
Amerika’da Akıl Sağlığı Danışmanlığı (Mental Health Counseling) ve (Brain Spoting) Zihin Odaklama Eğitimleri ile EMDR (eye movement desensitization and reprocessing), Göz Haraketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemleme, EMDR ile fibromiyoloji ,ağrı, fobi, korku, anksiyete tedavisi, travma çözümleme eğitimi, Bilişsel Davranışçı terapi (Cognitive Behaviroal Therapy), Stratejik Aile Terapisi, Aile danışmanlığı, Boşanma ve çift danışmanlığı gibi alt uzmanlık alanları da yer almaktadır.
Bunun yanı sıra dünyada alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Uzm. Klinik Psikolog AYDEMİR, Prof Dr Tina Virginia’dan sanal gerçeklik (virtual Reality) terapisi eğitimi alarak ve fobi, anksiyete, depresyon, panik atak alanındaki çalışmalarına yeni bakış açısı getirerek psikoterapi ile teknolojinin mükemmel uyumunu klinik çalışmalarına yansıtmaktadır.
Meslek hayatı boyunca pek çok proje , eğitim ve araştırmaya imza atmış olan Aydemir halen alanda çalışan uzmanlara yönelik çeşitli eğitim ve supervizyon desteği vermekte ve yanısıra bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kitabı da yazım aşamasındadır. 
Halen Amerika’da ve Türkiye’ de supervizyon eğitimlerine devam etmekte olan Aydemir 2005 yılından beri yüzlerce danışan ile çalışmış ve halen ARM psikiyatri Psikoterapi Merkezinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.