Doktorsitesi.com

Anoreksiya Nervoza - Bir Yeme Bozukluğu

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı
Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı
26 Aralık 2006654 görüntülenme
Randevu Al
Anoreksiya Nervoza - Bir Yeme Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anoreksiya Nervoza: Beden Algısı ve Beslenme Reddi

Anoreksiya Nervoza, bireyin bozulan beden algısı nedeniyle kendisini kilolu hissetmesi ve buna bağlı olarak beslenmeyi reddederek aşırı kilo kaybı yaşamasıdır. Bu durum, sadece bir iştah kesilmesi değil, ciddi bir psikolojik ve fiziksel süreçtir. Hastalığın başlangıç aşamasında yemek yememe, az uyuma ve yüksek aktivite seviyesi en belirgin göstergeler arasında yer alır.

Anoreksiya Nervoza Belirtileri ve Davranış Biçimleri

Hastalığın ilerleyen evrelerinde bireyler, şişmanlama korkusuyla abartılı rejimler uygulamaya başlar. Bu süreçte başvurulan yöntemler şunlardır:

  • Kendi kendini kusturma,
  • Aşırı fiziksel hareket ve egzersiz,
  • Laksatif, diüretik ve iştah baskılayıcı ilaç kullanımı.

Başlangıçta iradeli bir şekilde kontrol edilen iştah, bir süre sonra tamamen yok olur ve zayıflama düzeyi hayati risk taşıyan boyutlara ulaşır. İlginç bir şekilde, bu bireyler yemek yememelerine rağmen sürekli yemeklerle ilgilenir; tarifler toplar ve başkaları için özenle yemek hazırlar ancak kendileri asla tüketmezler.

Bozulmuş Beden Algısı ve Psikolojik Arka Plan

Anoreksik bireyler, aynaya baktıklarında kendilerini olduklarından çok daha kilolu görürler. Klinik testlerde beden çeperlerini çizmeleri istendiğinde, gerçek ölçülerinden çok daha geniş bir hat çizerler. Bu durumun temelinde yatan psikolojik etmenler şunlardır:

  1. Cinsel Korkular: Cinsel ilişki kurma ve gebe kalma konusundaki yoğun kaygılar.
  2. Bireyleşme Sorunları: Büyüme, anneden ayrılma ve bağımsız bir birey olma korkusu.
  3. Kontrol İhtiyacı: Başkalarının kararlarına karşı bir direnç alanı olarak kendi bedenini kontrol etme isteği.

Aile Dinamiklerinin Hastalık Üzerindeki Etkisi

Anoreksiya Nervoza gelişiminde aile ilişkileri kritik bir rol oynar. Yapılan incelemeler, ebeveyn tutumlarının hastanın benlik algısını doğrudan etkilediğini göstermektedir:

İlişki TürüGözlemlenen Dinamikler
Anne-Kız İlişkisiAnnenin kendi ihtiyaçlarını ön planda tutması; çocuğun kendisini annesinin bir uzantısı olarak görmesi.
Baba-Kız İlişkisiBabanın dışarıdan ilgili görünmesine rağmen, ihtiyaç anında duygusal destek sağlamada yetersiz kalması.

Anoreksiya Nervoza Tedavi Süreci ve Yöntemleri

Bu bozukluk, yaşamı tehdit eden ve ölümle sonuçlanabilen yüksek riskli bir durumdur. Hastalar, kilo almayı bir kontrol kaybı olarak gördükleri için genellikle tedaviden kaçma eğilimindedir. Ancak başarılı bir iyileşme için multidisipliner bir yaklaşım şarttır:

Psikoterapi ve Yaklaşımlar

Sağlıklı bir beslenme çizelgesiyle eş zamanlı olarak psikoterapi süreci başlatılmalıdır. Kognitif-davranışçı terapiler ile yanlış düşünce kalıpları ve olumsuz beden algısı değiştirilir. Ayrıca, bilinçaltı çatışmaları çözmek için dinamik yaklaşım ve aile içi sorunları gidermek için aile terapisi mutlaka protokolde yer almalıdır.

Psikofarmakoterapi

Özellikle depresyon ve obsesyonların eşlik ettiği vakalarda, süreci desteklemek amacıyla ilaç tedavisi (psikofarmakoterapi) devreye alınabilir. Unutulmamalıdır ki; hastalığın ve yardımın kabul edilmesi, yaşamsal risklerin azaltılmasında en önemli adımdır.

Not: Bu içerik Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI'nın görüşleri doğrultusunda hazırlanmıştır.

Etiketler

Anoreksiya nervozaYeme bozukluğuAnorexia nervosaAnoreksia nervoza tedavisi

Yazar Hakkında

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R.Meltem Kavcar Sırmalı, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü başarıyla tamamlamıştır. Viyana Üniversitesi, Psikoloji Bölümü’nden doktora derecesini alarak tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.