Doktorsitesi.com

Ürolojide Laparoskopik Cerrahi

Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Taş
Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Taş
19 Ocak 20111892 görüntülenme
Randevu Al
Ürolojide Laparoskopik Cerrahi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ürolojik Cerrahide Laparoskopik Cerrahi ve Modern Yaklaşımlar

Laparoskopi, günümüz ürolojik cerrahi uygulamalarında oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, birçok hastalık grubunda mikroskopik büyütme desteğiyle gerçekleştirilen klasik ameliyatlar halen altın standart tedavi yöntemi olma özelliğini korumaktadır. Laparoskopik operasyonlar, robot yardımlı veya yardımsız (standart) olarak iki farklı şekilde uygulanabilmektedir.

Her iki teknik de benzer cerrahi prensiplere dayanır; operasyonlar genellikle 0,5 mm ile 1 cm arasında değişen, sayıları 3 ile 6 arasında olan küçük kesiler aracılığıyla gerçekleştirilir. Açık cerrahi yönteminde kesi boyutu biraz daha fazla olsa da, bu durum hastalar için genellikle büyük bir sorun teşkil etmemektedir. Birçok operasyon türünde; açık cerrahi, standart laparoskopi ve robotik cerrahi arasında kanser kontrolü ve fonksiyonel başarı açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır.

Laparoskopik Cerrahinin Avantajları ve Teknik Detayları

Laparoskopik cerrahi, sağladığı avantajlar nedeniyle dünya genelinde büyük bir ivme kazanmıştır. Bu yöntemin hastaya sunduğu temel kazanımlar şunlardır:

  • Daha kısa süreli hastanede kalış süreci
  • Hızlı yara yeri iyileşmesi
  • Minimal invaziv girişim imkanı

Robot yardımlı cerrahi, cerrah için operasyon sırasında büyük kolaylık sağlasa da, hastanın onkolojik sonuçları veya yaşam kalitesi üzerinde standart laparoskopiye oranla ek bir kazanç sunmamaktadır. Standart bir laparoskopik işlemde, öncelikle karın içerisine karbondioksit insüflasyonu yapılarak pnömoperitoneum (karın içi hava boşluğu) oluşturulur.

Görüntüleme ve Teknoloji

Geleneksel laparoskopik girişimlerde, uzunlukları 0,5 ile 2 cm arasında değişen üç ile altı adet deri insizyonu (kesisi) gerekebilir. Ameliyat sahasının görüntülenmesi, laparoskop adı verilen özel teleskoplar aracılığıyla sağlanır. Bu teknoloji sayesinde cerrah, operasyon alanını 7-12 kat büyütme ile detaylı bir şekilde görebilir. Ayrıca, 3D gözlük ve özel teleskoplar kullanılarak operasyon süreci üç boyutlu görüntü eşliğinde gerçekleştirilebilir.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, kullanılan trokar (giriş kanalı) sayıları azaltılmış ve günümüzde operasyonlar tek bir giriş deliğinden dahi yapılabilir hale gelmiştir. Ancak laparoskopik cerrahi, cerrahın vücut duruşunu sınırladığı için açık cerrahiye oranla hekim üzerinde daha fazla yorgunluğa neden olabilmektedir.

Laparoskopinin Tarihsel Gelişimi

Laparoskopinin tıp tarihindeki yolculuğu 1902 yılında Alman cerrah George Kelling’in köpeklerde batın içerisini endoskopik olarak görüntülemesiyle başlamıştır. 1911 yılında ise HC Jacobeus, 80 vakalık ilk tanısal laparoskopi sonuçlarını yayımlamıştır.

Başlangıçta tereddütle yaklaşılan bu yöntem, 1980’li yıllarda cerrahi camiada sert tartışmalara neden olmuştur. Dönemin birçok cerrahı bu tekniği tehlikeli ve gereksiz bulsa da, Erich Mühe gibi öncü isimler minimal invaziv tedavi döneminin kapılarını aralamıştır.

Ürolojik Cerrahide Laparoskopi Kullanım Alanları

Laparoskopik yöntemler, ürolojinin farklı alt alanlarında geniş bir yelpazede uygulanmaktadır. Aşağıdaki tabloda temel kullanım alanları özetlenmiştir:

BölgeUygulanan Laparoskopik İşlemler
Prostat ve PelvikRadikal Prostatektomi (Kanser), BPH Tedavisi, Herni (Fıtık) Onarımı, Pelvik Lenf Nodu Disseksiyonu
Böbrek ve ÜreterRadikal ve Parsiyel Nefrektomi (Kanser), Basit Nefrektomi, Donör Nefrektomi, Pyeloplasti, Kist Eksizyonu, Sürrenalektomi, Pyelolitotomi, Nefropeksi, Üreterolitotomi
TestisRetroperitoneal Lenf Nodu Disseksiyonu, Orşiopeksi, Tanısal Laparoskopi
MesaneRadikal Sistektomi ve Üriner Diversiyon, Divertikülektomi
ÜrojinekolojiSakrokolpopeksi (Rahim, rektum ve mesane sarkması)

Etiketler

Böbrek pelvik taşılaparoskopik cerrahi

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Taş

Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Taş

Yrd. Doç. Dr. Tuncay TAŞ, 28 Temmuz 1980 Malatya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1998 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2004 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2005 - 2010 yılları arasında Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Üroloji uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.