Toplardamar tıkanıklıklarının açılması

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Toplardamar Tıkanıklığı ve Derin Ven Trombozu Nedir?
Toplardamar tıkanıklıkları, tedavisi güç olan ve hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşüren kronik rahatsızlıklardır. Bu süreç genellikle derin ven trombozu (DVT), yani toplardamar içinde pıhtı oluşumu ile başlar. Başlangıç aşamasında pıhtı taze ve yumuşak bir yapıdadır. Bu evrede, toplardamar içine yerleştirilen bir kateter aracılığıyla uygulanan trombolitik tedavi (pıhtı eritici ilaç tedavisi), pıhtıyı 24-48 saat içinde tamamen eritebilir.
Erken Müdahalenin Önemi ve Trombolitik Tedavi
Trombolitik tedavi, tıkanıklık oluştuktan sonra ne kadar erken uygulanırsa başarı oranı o kadar artar. İşlem sırasında, özellikle karın içindeki iliak toplardamarlara stent yerleştirilmesi gerekebilir. Ancak ilk ay geçtikten sonra pıhtının ilaçla eritilmesi genellikle mümkün olmamaktadır.
Kronik Venöz Yetmezlik Belirtileri
Pıhtının eritilemediği durumlarda, aylar veya yıllar sonra hastaların şikayetleri kronikleşir. Kanın yukarı ilerletilememesi sonucu bacakta biriken kan şu sorunlara yol açar:
- Bacakta sürekli şişlik ve ödem
- Yürümekle artan şiddetli ağrı
- Ayak bileği çevresinde renk değişiklikleri
- Belirgin varis oluşumu
- İyileşmeyen veya tekrarlayan venöz ülserler (yaralar)
Tıpta venöz yetmezlik olarak adlandırılan bu durumda, klasik tedavi olarak varis çorabı ve ömür boyu ilaç kullanımı önerilir; ancak bu yöntemlerin başarı şansı düşüktür.
Toplardamar Tıkanıklığında Modern Tedavi: Stentleme
Son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler, sakatlık bırakabilen bu tıkanıklıkların açılmasını sağlamaktadır. En başarılı yöntem, tıkalı damarın balon anjioplasti ile genişletilip içine stent yerleştirilmesidir.
Tanı ve Hazırlık Süreci
Tedavideki en büyük zorluk tıkanıklığın tam yerinin belirlenmesidir. Birçok hasta standart venöz renkli Doppler ultrasonografi yaptırsa da bu yöntem kasık üzerindeki tıkanıklıkları göstermekte yetersiz kalabilir. Doğru teşhis için şu adımlar izlenmelidir:
- Detaylı Doppler Ultrasonografi: Bacaktaki tıkanıklık ve reflü (geri akım) belirlenir.
- Gelişmiş Görüntüleme: Karın içindeki iliak toplardamarlar ve vena kava inferiyor için BT venografi, MR venografi veya anjiografi kullanılır.
- Planlama: Tıkanıklık, en yukarı seviyeden başlayarak en az kasık düzeyine kadar açılacak şekilde planlanır.
İşlem Nasıl Uygulanır?
Operasyon süreci lokal anestezi altında ve ultrason eşliğinde gerçekleştirilir:
- Girişim: Kasıktaki toplardamara iğne ile girilerek kılavuz tel tıkalı bölgeye ilerletilir.
- Genişletme: Tel üzerinden gönderilen anjioplasti balonları şişirilerek damar açılır.
- Stentleme: Damarın tekrar kapanmasını önlemek için stentler yerleştirilir.
- Kontrol: Venografi ve damar içi ultrasonografi (IVUS) ile damarın tam açıldığı teyit edilir.
- Tamamlama: İşlem sonrası kan sulandırıcı ilaçlar başlanır. Gerekirse aynı seansta varis ameliyatı da yapılabilir.
Olası Yan Etkiler ve Riskler
Her cerrahi girişimde olduğu gibi, bu işlemde de bazı istenmeyen durumlar görülebilir:
| Risk Faktörü | Açıklama |
|---|---|
| Tıkanıklığın Geçilememesi | Nadiren tıkanıklık açılamayabilir; farklı seanslar veya giriş yolları (boyun damarı gibi) denenebilir. |
| Damar Yaralanmaları | İşlem sırasında atardamara girilmesi veya damar içi dokuların hasar görmesi nadir bir risktir. |
| Yeniden Tıkanma | Stentli damar aylar sonra tekrar tıkanabilir; bu durumda yeniden girişim gerekebilir. |
Tedavi Sonuçları ve Başarı Oranları
Toplardamar tıkanıklıklarının stent ile açılması %80-90 oranında başarıyla sonuçlanır. Tedavi sonrası hastaların %80'inde şikayetlerde dramatik bir düzelme gözlenir. Bacak ağrısı ve şişlikler azalır, venöz ülserler hızla kapanır ve tekrar oluşumu engellenir. Stentleme yapılan hastaların %20'sinde tekrar tıkanma riski olsa da, bu durum pıhtı eritme ve yeniden stentleme ile çözülebilir.



