Doktorsitesi.com

Tekrarlayan düşükler ve nedenleri

Prof. Dr. Cemal Tamer Erel
Prof. Dr. Cemal Tamer Erel
16 Kasım 20091004 görüntülenme
Randevu Al
Tekrarlayan düşükler ve nedenleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tekrarlayan Düşük (Habitüel Abortus) Nedir?

İlk gebeliği düşükle sonuçlanan kadınların en büyük endişelerinden biri, bir daha çocuk sahibi olamamak ya da sonraki gebeliklerin de düşükle sonuçlanacağı korkusudur. Ancak bu durum bilimsel bir gerçekliği yansıtmamaktadır. Düşük yapmış kadınların, sonraki gebeliklerinde düşük yapma veya düşük tehdidi yaşama olasılıkları, hiç düşük yapmamış olanlara göre bir miktar daha yüksektir.

Arka arkaya 3 veya daha fazla sayıda gebeliğin düşükle sonuçlanması tıpta tekrarlayan düşük veya habitüel abortus olarak adlandırılır. Burada kritik nokta, düşüklerin birbirini takip eden gebeliklerde, yani kesintisiz bir şekilde arka arkaya gerçekleşmesidir.

Tekrarlayan Düşüklerde Bağışıklık Sisteminin Rolü

Yakın geçmişe kadar, altta yatan herhangi bir anomalinin bulunamadığı durumlar "açıklanamayan düşük" olarak tanımlanmaktaydı. Günümüzde ise bu vakaların önemli bir kısmında temel etkenin bağışıklık sistemi (immünolojik sistem) olduğu bilinmektedir. Bağışıklık sisteminin desteklenmesine yönelik tedavi yaklaşımları, tekrarlayan düşük yaşayan kadınlarda yüksek başarı oranları sağlamaktadır.

Tekrarlayan düşük tanısı konulan hastalarda izlenecek ikinci adım, altta yatan spesifik bir patolojinin olup olmadığını saptamaktır. Bu süreçte incelenen temel nedenler şunlardır:

1. Rahime Ait Yapısal Anomaliler

Habitüel abortus vakalarının yaklaşık %12-15'inde sorun rahim kaynaklıdır. Rahimde çift göz (uterus didelphys) olması veya rahim ağzı yetmezliği (servikal yetmezlik) bu duruma yol açabilir. Tanı için rahim ağzı açıklığının değerlendirilmesi ve rahim filmi (HSG) çekilmesi gereklidir.

  • Rahim Ağzı Yetmezliği: Gebeliğin erken döneminde atılan bir dikiş (serklaj) ile gebelik miada kadar ulaştırılabilir.
  • Yapısal Bozukluklar: Çift gözlü rahim veya benzer şekil bozukluklarında cerrahi operasyonlar planlanır.

2. Hormonal Nedenler ve Bozukluklar

Hormonal dengesizlikler gebeliğin devamlılığı için kritik öneme sahiptir. Pek çok hormonal bozukluk düşükle sonuçlanabilir:

Hormonal EtkenEtkisi ve Tedavisi
Tiroid HormonlarıAzalma veya artış düşük nedenidir; ilaçla tedavi edilir.
ProgesteronEksikliği (Luteal faz yetmezliği) düşüğe yol açar; dışarıdan hormon desteği verilir.
Prolaktin (Süt Hormonu)Hiperprolaktinemi (fazlalık) infertilite ve düşük nedenidir; tıbbi tedavi uygulanır.

3. Kromozomal ve Genetik Faktörler

Düşüklerin en önemli nedenlerinden biri kromozomal bozukluklardır. Ailede sonraki bireylere aktarılabilecek genetik bir bozukluk mevcutsa, bu durum tekrarlayan düşüklerin kaynağı olabilir. Şüphe durumunda eşlere kromozom analizi yapılır ve patoloji saptanırsa genetik danışmanlık hizmeti verilir.

4. Bağışıklık Sistemi ve Otoimmün Problemler

Bağışıklık sistemi, vücudu dış etkenlere karşı koruyan savunma mekanizmasıdır. Ancak bazen sistem hatalı çalışarak vücudun kendi antijenlerini yabancı olarak algılar (otoimmünite). Bu durum gebeliğin sonlanmasına neden olabilir.

  • Antifosfolipid Antikorlar: En sık görülen otoimmün düşük nedenidir. Hücre zarındaki fosfolipidlere karşı gelişen bu antikorlar, plasentadaki kan akımını bozarak pıhtılaşmaya ve düşüğe neden olur.
  • Diğer Antikorlar: Hücre çekirdeğine veya tiroid bezine karşı gelişen antikorlar da risk faktörüdür.

Tedavi Yaklaşımları

Otoimmün nedenlere bağlı düşüklerde temel amaç kanın pıhtılaşmasını önlemektir. Bu doğrultuda en sık aspirin kullanılır. Ayrıca bağışıklık sistemini baskılayan kortizon türü ilaçlar da tercih edilebilir. Bu tedavi süreçleri mutlaka uzman bir hekim kontrolünde ve yakın takip altında yürütülmelidir.

Etiketler

DüşükAbortus

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cemal Tamer Erel

Prof. Dr. Cemal Tamer Erel

Prof. Dr. Cemal Tamer Erel, 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesin’den mezun olmuştur. 1991 yılında aynı fakülteden Kadın Doğum uzmanlığını almıştır. Aynı Fakülte’de 1992’de Başasistan, 1996’da Doçent olmuştur ve 2002 yılında Profesörlüğe atanmıştır. Bu yıllar arasında ‘The Royal Hospital of St.Bartholomew, Division of Reproductive Endocrinology, Department of Obstetrics and Gynaecology, London, UK’ (1992), ve ‘Department of Obstetrics and Gynecology, Division of Reproductive  Endocrinology, Yale University, New Haven, Connecticut, USA’ (1998) bulundu. Halen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD öğretim üyesidir.  İlgi alanı tüp bebek, üreme endokrinolojisi, endoskopik cerrahi, genital hastalıklarda laser tedavileri, genital estetik ve ürojinekolojidir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.