Doktorsitesi.com

Su Tüketilmesinin Böbrekler İçin Önemi

Doç. Dr. Veysel Kıdır
Doç. Dr. Veysel Kıdır
31 Temmuz 20259 görüntülenme
Randevu Al
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 60'ının sudan oluştuğunu ve özellikle yaz sıcaklarında bu dengenin korunmasının sağlık açısından zorunlu olduğunu belirtti.
Su Tüketilmesinin Böbrekler İçin Önemi

İSTANBUL (AA) - Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Veysel Kıdır, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte vücutta oluşan sıvı kaybının yeterince karşılanmaması durumunda güneş çarpması riskinin ciddi oranda arttığını bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Kıdır, insan vücudunun yaklaşık yüzde 60'ının sudan oluştuğunu ve özellikle yaz sıcaklarında bu dengenin korunmasının sağlık açısından zorunlu olduğunu belirtti.

Kıdır, yazın terleme ve buharlaşmayla artan sıvı kaybının yerine konmaması durumunda organ fonksiyonlarının olumsuz etkilenebileceğine vurgu yaptı.

Yeteri kadar su tüketilmediğinde güneş çarpması riskiyle karşı karşıya kalınacağı uyarısında bulunan Kıdır, 'Güneş çarpması, hayati tehdit oluşturan acil bir durumdur. Belirtiler fark edildiğinde hızlıca müdahale edilmelidir.' ifadelerini kullandı.

Kıdır, vücudun sağlıklı şekilde çalışabilmesi için suyun temel gereksinim olduğunun altını çizerek, hücrelerin, dokuların ve organların görevlerini yerine getirmesi için yeterli su alımının şart olduğunu belirtti.

İleri yaştaki bireyler, kalp hastaları, diyabet ve hipertansiyon hastaları, böbrek yetmezliği olanlar ve çocukların sıvı kaybına karşı daha hassas olduğunu ifade eden Kıdır, şunları kaydetti:

'Bu kişilerin yeterli sıvı alımına daha fazla özen göstermesi gerekir. Yetişkin bir bireyin günlük ortalama 2 ile 2,5 litre sıvı alması gerekiyor. Bu miktar kişinin kilosu, fiziksel aktivitesi ve ortam ısısına göre değişkenlik gösterebilir. Özellikle kalp ve böbrek hastalarında sıvı ihtiyacının bireyselleştirilmesi önemlidir. Yaz aylarında bu miktarın daha da artırılması gerekebilir.'

- Güneş çarpması hayati tehdit oluşturabilir

'Güneş altında uzun süre kalmak, yeterli sıvı almamak vücut ısısının artmasına ve güneş çarpmasına neden olabilir.' ifadelerine yer veren Kıdır, bu durumda şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığı, tansiyon düşüklüğü, terleme azalması gibi belirtilerin görülebildiğini ifade etti.

Kıdır, 'Hasta hemen serin bir yere alınmalı, kıyafetleri çıkarılmalı ve vücudu suyla ıslatılmalıdır. Bilinci açık ise sıvı verilmelidir. Bilinci kapalı hastalara ise su verilmemelidir, acilen sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.' bilgisini paylaştı.

Su yerine başka sıvıların tercih edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kıdır, sulu meyvelerin sıvı ihtiyacına katkı sağlasa da suyun yerini tam anlamıyla tutamayacağının altını çizdi.

Kıdır, çay, kahve, şekerli ve gazlı içeceklerin su yerine geçmeyeceğini, aksine bu içeceklerin idrar söktürücü etkisi nedeniyle sıvı kaybını artırabileceğini aktardı.

Yaz mevsiminde su ihtiyacının artacağını belirten Kıdır, 'Genelde kilo başına 35 cc üzerinden su ihtiyacı hesaplanır. Ancak sıcak havalarda terleme ve buharlaşma yoluyla yaşanan kayıplar göz önüne alınarak bu miktarın üzerine çıkılması önerilmektedir.' ifadelerini aktardı.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Veysel Kıdır

Doç. Dr. Veysel Kıdır

Doç. Dr. Veysel Kıdır, iç hastalıkları (dahiliye) ve nefroloji alanlarında uzmanlaşmış deneyimli bir hekimdir. 2000 yılında meslek hayatına başlayan Dr. Kıdır, 25 yılı aşkın süredir hem akademik hem de klinik düzeyde sağlık hizmeti sunmaktadır. Tıp eğitimini Ege Üniversitesi'nde tamamladıktan sonra, uzmanlık eğitimini Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yan dal uzmanlık eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Meslek hayatına Batman Beşiri İkiköprü Sağlık Ocağı'nda başlayan Dr. Kıdır, yıllar içinde birçok farklı devlet ve üniversite hastanelerinde hizmet vermiştir.
Kariyeri boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerinde çeşitli sağlık kurumlarında görev yapan Dr. Kıdır, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, DPÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi gibi önemli hastanelerde çalışmıştır.
İç hastalıkları ve nefroloji alanındaki derin bilgi birikimi, hasta odaklı yaklaşımı ve akademik çalışmalarıyla tanınmaktadır. Halen aktif olarak mesleki çalışmalarını sürdürmekte Medipol Bahçelievler Hastanesi ve Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler

Bu uzmanın başka makalesi bulunmamaktadır