Doktorsitesi.com

Skolyoz ve gebelik

Prof. Dr. Murat Bezer
Prof. Dr. Murat Bezer
3 Şubat 20111835 görüntülenme
Randevu Al
Skolyoz ve gebelik
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Skolyoz Hastaları Gebe Kalabilir mi?

Skolyoz, özellikle ergenlik dönemindeki kız çocuklarında sıkça rastlanan bir omurga deformitesidir. Bu tanıyı almış bireyler anne olmaya karar verdiklerinde, hastalığın gebelik süreci üzerindeki etkileri hakkında pek çok soru işareti taşımaktadır. Bilinenin aksine, skolyoz hastalarının gebe kalmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır ve bu hastalar genellikle normal bir gebelik süreci geçirmektedir.

Gebelik Skolyozun İlerlemesine Neden Olur mu?

Gebelik döneminde karşılaşılan skolyoz vakaları düşük veya yüksek açılı (tedavi edilmemiş) olabilir. Skolyozun ilerleme riski şu faktörlere bağlıdır:

  • Eğrilik Açısı: 50 derecenin üzerindeki yüksek açılı skolyozlar, gebelikten bağımsız olarak ilerleme eğilimi gösterebilir. Ancak düşük açılı skolyozlarda ilerleme beklenmez.
  • Kemik Gelişimi: Gebe kalınan yaşlarda kadınlar genellikle kemik gelişimini ve boy uzamasını tamamladığı için gebeliğin skolyoz açısını artırması öngörülmez.
  • Doğum Sayısı: Toplam doğum sayısının skolyozun ilerlemesi üzerinde kanıtlanmış bir etkisi yoktur.

Skolyozlu Gebelerde Sırt ve Bel Ağrısı

Skolyoz hastası gebelerde sırt ağrısı sıklığı, omurgası normal olan bireylerle benzerlik gösterir. Ancak bel ağrısı, gebelerin yaklaşık yarısında görülen yaygın bir şikayettir. Bel ağrısını tetikleyen unsurlar şunlardır:

FaktörEtkisi
Anne Yaşı ve Doğum Sayısıİlerledikçe bel ağrısı sıklığı artar.
Hormonal DeğişimlerProgesteron ve relaxin hormonları bağlarda gevşemeye neden olur.
Biyomekanik DeğişimlerRahmin büyümesiyle artan bel çukuru, bel yükünü ve ağrıyı artırır.
Cerrahi GeçmişAmeliyat olmamış bel bölgesi skolyozlarında ağrı daha sıkken, ameliyatlılarda genelde gözlenmez.

Yapılan çalışmalar; annenin boyu, kilosu, gebelikte alınan kilo ve bebeğin doğum kilosu ile bel ağrısı arasında doğrudan bir bağlantı saptamamıştır.

Skolyoz ve Doğum Yöntemleri

Skolyoz, doğum sırasında doğrudan bir soruna yol açmaz ve doğum süreci omurgası normal olan kadınlardan farklı seyretmez. Hastalar normal doğum yapabilirler; çünkü omurgadaki eğrilik pelvis (leğen kemiği) kapasitesini etkilemez.

Sezeryan Tercih Edilen Durumlar

Ancak aşağıdaki özel durumlarda sezeryan ile doğum tercih edilmektedir:

  • Yüksek açılı skolyoz varlığı,
  • Eşlik eden kalp ve akciğer hastalıkları,
  • Doğum kanalının normal doğuma uygun olmaması.

Bu tür durumlarda doğum öncesinde; göğüs hastalıkları, kardiyoloji ve anestezi uzmanları tarafından multidisipliner bir değerlendirme yapılmalıdır.

Skolyoz Ameliyatı Sonrası Gebelik

Başarılı bir skolyoz ameliyatı geçirmiş olan kadınlarda, gebelik sırasında skolyozun ilerlemesi beklenmez. Bu hastalarda gebelik süreci genellikle konforludur; cerrahi müdahale sayesinde gebeliğe bağlı sırt veya bel ağrısı oluşma riski de oldukça düşüktür. Sadece doğum anestezi gerektirdiğinde, cerrahi geçmişe bağlı olarak teknik tercihler değişebilir.

Doğumda Anestezi Seçenekleri

Skolyozlu gebelerde iki tip anestezi yöntemi uygulanabilir:

  1. Genel Anestezi
  2. Bölgesel Anestezi (Epidural veya Spinal/Subaraknoid)

Genel anestezi, annede bilinen kalp/akciğer hastalıkları varsa veya bölgesel anesteziyi engelleyen teknik zorluklar mevcutsa tercih edilir. Özellikle bel bölgesinden cerrahi operasyon geçirmiş hastalarda, omurgadaki kemikleşme (füzyon) iğne girişini engelleyebileceği için genel anestezi daha güvenli bir seçenek haline gelmektedir.

Etiketler

Gebelikte skolyozSkolyozda hamilelik

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Bezer

Prof. Dr. Murat Bezer

Prof. Dr. Murat BEZER, 1993 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1993-1994 yılları arasında Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde Araştırma Görevlisi olarak çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.