Doktorsitesi.com

Şiddet

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
16 Ekim 20101183 görüntülenme
Randevu Al
Şiddet
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şiddet Nedir? Tanımı ve Kapsamı

Şiddet, insanın doğasında mevcut olan bastırılmış bir davranış biçimi olarak tanımlanmaktadır. Sözlük anlamı itibarıyla sert ve katı davranışları, azarlama ve cezalandırmada aşırıya kaçmayı ifade eder. Temelde inandırma ve uzlaşma yöntemleri yerine kaba kuvvet kullanma eğilimi olarak karşımıza çıkar.

Şiddetin Temel Sınıflandırması

Şiddet, uygulanış biçimine ve hedef aldığı kitleye göre farklı kategorilerde değerlendirilir:

  • Kendine Dönük Şiddet: İntihar girişimleri, bedene zarar verici uygulamalar veya madde kullanımı bu grupta yer alır.
  • Kişilerarası Şiddet: Kadına, çocuğa, yaşlıya veya arkadaşa yönelik sergilenen tutumlardır. Flört şiddeti ve aile içi şiddet bu kapsamdadır.
  • Organize Şiddet: Terör faaliyetleri, politik şiddet ve iktidara karşı yürütülen saldırgan eylemleri içerir.

Şiddetin Farklı Yüzleri: 4 Ana Tür

Şiddet yalnızca fiziksel müdahale ile sınırlı değildir. Toplumda sıkça rastlanan şiddet türleri şunlardır:

  1. Duygusal ve Sözel Şiddet: Sevgi göstermeme, aşağılama, sürekli eleştiri, kıskançlık, küçümseme ve bireyin yaşamını kısıtlayıcı emirler verme durumudur.
  2. Fiziksel Şiddet: Kişinin güç kullanarak karşısındakini denetim altına almasıdır. Dövme, tokatlama ve silahla yaralama gibi eylemleri kapsar.
  3. Cinsel Şiddet: Bireyin rızası dışında cinsel ilişkiye zorlanmasıdır.
  4. Ekonomik Şiddet: Kişinin maddi varlıklarının ve gelirinin rızası dışında kullanılması veya kontrol edilmesidir.

Bunların yanı sıra medya şiddeti (saldırganlığın normalleştirilmesi) ve diğer şiddet şekilleri (kan davası, sokak şiddeti, organ ticareti) de toplumsal huzuru tehdit eden unsurlardır.

Şiddete Başvuran Kişilerin Genel Özellikleri

Şiddet uygulama eğilimi olan bireylerde genellikle belirli psikolojik ve davranışsal kalıplar gözlemlenir. Bu kişilerin belirgin özellikleri şunlardır:

  • Yoğun kıskançlık ve kaybetme korkusu yaşarlar.
  • Başkalarının davranışlarını sürekli kontrol etme isteği duyarlar.
  • Kendi ihtiyaç ve duygularının her zaman daha önemli olduğuna inanırlar.
  • Düşük benlik saygısına sahiptirler (dışarıya karşı aşırı güvenli görünebilirler).
  • Sorunları için sürekli başkalarını suçlama ve ani duygu değişimi yaşama eğilimindedirler.
  • Alkol, madde bağımlılığı veya çeşitli ruhsal rahatsızlıklara sahip olabilirler.

Ailede Şiddeti Önleme ve Çocuk Eğitimi

Araştırmalar, şiddet ve saldırganlık davranışlarının yaşamın erken dönemlerinde öğrenildiğini kanıtlamaktadır. Ancak ailelerin doğru yaklaşımları ile bu durumun önüne geçilebilir. Çocukların duygularını şiddete başvurmadan ifade edebilmeleri için güven ve sevgi dolu bir ev ortamı şarttır.

YöntemEtkisi ve Sonucu
Fiziksel Cezaİstenmeyen davranışı sadece kısa süreli durdurur; çocukta uyum ve duyarsızlık yaratır.
Disiplin YöntemleriÇocukların duygularıyla başa çıkmasını ve şiddet dışı çözüm yollarını öğrenmesini sağlar.
Güçlü Bağ KurmaÇocuğun kendisine ve başkalarına güvenmesini sağlayarak "zor" bir genç olma ihtimalini düşürür.

Ebeveynlere Önemli Tavsiyeler

Çocuklar genellikle taklit ederek öğrenirler. Bu nedenle ebeveynlerin sergilediği tutumlar kritik önem taşır:

  • Örnek Olun: Sorunları yumruk veya tehdit ile değil, sakin ve yerinde kullanılan sözcüklerle çözmeyi öğretin.
  • Şiddeti Teşvik Etmeyin: Erkek çocuklarının kavga etmesi gerektiği gibi yanlış algılardan kaçının.
  • Fiziksel Cezadan Uzak Durun: Tokat atmak veya vurmak, çocuğa sorunların şiddetle çözülebileceği mesajını verir.
  • Güvenli Alan Oluşturun: Evdeki şiddet çocuklar için korkutucudur ve ileride şiddete başvurma yatkınlığını artırır.

Gençleri Şiddet ve Madde Kullanımından Korumak

Gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için toplumsal ve ailesel düzeyde şu adımlar atılmalıdır:

  • Gençlerin her alanda net hedefler belirlemesi sağlanmalıdır.
  • Enerjilerini harcayabilecekleri spor, kültür ve sanat etkinlikleri için alanlar oluşturulmalıdır.
  • Medya organlarının yayınlarında şiddet içeriklerine karşı daha özenli davranması teşvik edilmelidir.
  • Ailelerin bilinçli çocuk yetiştirme konusunda eğitilmesi ve sağlıklı tutumlar geliştirmesi desteklenmelidir.

Etiketler

Madde kullanımıŞiddetKendine dönük şiddetKişiler arası şiddetŞiddete başvuran kişinin genel özellikleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, 1958 yılında doğmuştur. 1984 yılında Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirerek Tıp Doktoru unvanı almıştır. Erişkin Psikiyatri doktorasını 1991 yılında Asistan Dr. olarak tamamlamıştır. 1991-2004 yılları arasında Ankara Numune Hastanesi'nde sırasıyla Psikiyatri Uzmanı, Doçent, 2. Psikiyatri Klinik Şefi ve son olarak AMATEM Direktörlüğü görevlerinde yer aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.