Doktorsitesi.com

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENEREK HASTALIKLARDAN VE KİLODAN KURTULMAK MÜMKÜN

Dyt. Çiğdem Özcan Kurt
Dyt. Çiğdem Özcan Kurt
25 Şubat 2026197 görüntülenme
Randevu Al
Oruç tutmak sağlıklı ve vücudumuzu dinlendiren bir ibadettir. Oruç doğru değerlendirildiğinde hastalıklarınızın seyrini yavaşlatıp, ilaç dozlarınızın düşmesine, semptomların azalmasına yardımcı olur.
RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENEREK HASTALIKLARDAN VE KİLODAN KURTULMAK MÜMKÜN

 

Oruç tutmak sağlıklı ve vücudumuzu dinlendiren bir ibadettir. Oruç doğru değerlendirildiğinde hastalıklarınızın seyrini yavaşlatıp, ilaç dozlarınızın düşmesine, semptomların azalmasına yardımcı olur.  Karaciğer için en iyi detoksifikasyonu sağlar.

Orucun ilk günlerinde beslenme düzenindeki değişimden dolayı sağlıklı bireyler, Ramazan ayında kabızlık, mide yanması, uyku hali, unutkanlık, dikkatsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, kan şekeri düşüklüğü ve kilo artışı gibi bir takım sağlık sorunları ile karşılaşabilir. Ramazan ayında sağlıklı beslenme kadar vücutta yaşanan değişimler konusunda da bilinçli ve dikkatli olmamız gerekir.

Ramazan’ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliği iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluktur. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir.

Yapılan çalışmalarda fiziksel olarak aktif bireylerin ramazan ayı boyunca oruç tutması kilo kaybı ve yağ kütlesinin azalmasında etkili olduğu (Hammouda ve ark., 2013: 3-4), kolestrol değerlerinde düşüş meydana getirdiği (Mirzaei ve ark., 2012: 1218), HDL seviyelerinin arttığı (Trabelsi ve ark., 2011: 7), LDL seviyelerini, TG değerlerini düşürdüğü görülmüştür. Ramazanda C vitamini tüketiminin istatistiksel olarak önemli ölçüde azaldığı bulunmuştur. Dengeli meyve tüketimi ile desteklenmelidir.

Çoğu Müslüman ülkede Ramazan ayı boyunca geleneksel olarak tüketilen yiyeceklerin normal yiyeceklere göre daha yüksek şeker ve yağ içeriğine sahip olduğu bildirilmektedir. İftarı hızlı ve yoğun yeme hemen peşine tatlı tüketimleri sonucu ani kalp krizleri, tansiyon, şeker yükselmeleri sonucu oluşan baş ağrıları, uykulu hal gibi sorunlarla karşılaşılıyor!!

Sahura kalkmayı alışkanlık haline getirmek yapılacak en doğru davranıştır, bu şekilde hem açlık süreniz azalır hem de metabolizma hızınızı korumuş olursunuz.Sahurda çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. Sahura geç kalkıp peşine uyumadığınızda şeker dengesizliği ve hızlı acıkma yaşamazsınız. Aynı zamanda sahur sonrası mide yanması gibi problemler de olmaz, güne erken başladığınız için enerji yakımı da iyi seyreder. Bunu uygulayabilmek için de akşam erken yatmak önemlidir.Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.

İftar öğünü de en az sahur kadar önemli, orucu bir çorba ile açılmak ve bir süre ara verdikten sonra yemeğe geçilmek doğru tercihtir. İftarda boş mideyi birden doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, mide barsak rahatsızlıklarına sebep olur. 1 maden suyu iftradan 1 saat sonra tüketiniz. Ramazan ayında, mideyi rahatsız etmemek ve kalori alımını kontrol etmek için en doğru pişirme yöntemleri ızgara, fırınlama, haşlama veya buğulamadır. Fazla yağ alımına sebep olacak kızartma ve kavurma yöntemlerini uygulamamaya özen göstermelisiniz. Yağ olarak z.yağı ve doğal tereyağını birlikte kullanabilirsiniz. Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında az az sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz. Ramazan pidesi tüketen kişiler için de, abartıya kaçmadan ortalama 2-3 dilim tüketmeleri (iftar-sahur dahil), fırından yeni çıkmış çok sıcak pide ekmeğini tüketmemeleri, soğuduktan sonra tüketmeleri tavsiye olunur. Vücudumuzdaki demirin (Fe) emilimi ve vücutta kullanılması açısından, yemeklerden sonra bitki çayları tercih edilmeli, çay, kahve tüketimi ise yemeklerden en az bir saat sonra, çayı şekersiz, açık ve limonlu olarak, kahveyi ise; Türk kahvesi mümkünse şekersiz değilse orta şekerli olarak tercih etmeliyiz.

Kronik hastalıklarınız, kanser, böbrek yetmezliği gibi kritik hastalıklar ve yoğun ilaç kullanımız var ise oruç tutmayı doktorunuza danışınız.

Hayırlı, sağlıklı ramazanlar dilerim.

DYT. ÇİĞDEM ÖZCAN KURT

BESLENME VE DİYET UZMANI

TEL: 0544 394 0655

Yazar Hakkında

Dyt. Çiğdem Özcan Kurt

Dyt. Çiğdem Özcan Kurt

Dyt. Çiğdem Özcan Kurt, Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyetisyen ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.