Ramazanda Egzersiz ve Spor Nasıl Olmalı?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Ramazanda Egzersiz: Bir Fizyoterapistin Gözünden Bilimsel ve Dengeli Yaklaşım
Ramazan ayı, hem fiziksel hem de ruhsal olarak yenilenme sürecidir; ancak uzun süreli açlık ve susuzluk, egzersiz alışkanlıklarımızı yeniden düzenlememizi gerektirir. Bir fizyoterapist olarak en sık aldığım sorulardan biri olan “Ramazanda spora devam etmeli miyim?” sorusunun cevabı nettir: Evet, ancak doğru bir planlamayla.
Ramazanda Vücudumuzda Neler Değişir?
Oruç süresince vücudumuzda meydana gelen fizyolojik değişimler, antrenman programımızı doğrudan etkiler. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel değişimler şunlardır:
- Kan şekeri dalgalanır.
- Sıvı kaybı (dehidratasyon) artar.
- Enerji seviyeleri düşebilir.
- Kas glikojen depoları azalır.
Bu nedenle, Ramazan ayı boyunca performans odaklı değil, sağlık ve koruma odaklı bir egzersiz planı uygulanmalıdır.
Egzersiz İçin En Doğru Zaman Hangisi?
Egzersiz zamanlaması, vücudun toparlanma kapasitesi ve sakatlık riskini önlemek adına kritik öneme sahiptir.
İftardan 1–2 Saat Sonra (En İdeal Zaman)
Bu zaman dilimi, vücudun enerji ve sıvı alması nedeniyle en güvenli aralıktır. Kas krampları riski azalır ve performans daha stabil hale gelir. Bu saatlerde şu aktiviteler rahatlıkla yapılabilir:
- Tempolu yürüyüş ve hafif koşu
- Düşük–orta şiddetli direnç egzersizleri
- Pilates ve mobilite çalışmaları
İftardan Hemen Önce (Dikkatli Olunmalı)
İftara yakın saatlerde 20–30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler tercih edilebilir. Ancak nabız çok yükseltilmemeli; aşırı terleme ve baş dönmesi riskine karşı son derece dikkatli olunmalıdır.
Sahurdan Sonra Ağır Egzersiz
Sahur sonrası ağır egzersiz yapılması önerilmez. Bu durum uyku kalitesini bozar ve gün içindeki yorgunluk seviyesini artırır.
Ramazanda Hangi Egzersizler Tercih Edilmeli?
Bir fizyoterapist olarak önceliğim; kas kaybını önlemek, eklem sağlığını korumak ve dolaşımı desteklemektir. Bu doğrultuda tercih edilmesi gereken ve kaçınılması gereken aktiviteler şunlardır:
| Önerilen Egzersizler | Kaçınılması Gerekenler |
|---|---|
| Orta tempo yürüyüş | Yüksek yoğunluklu interval antrenman (HIIT) |
| Düşük ağırlık – yüksek tekrar direnç çalışmaları | Maksimum ağırlık denemeleri |
| Core stabilizasyon egzersizleri | Uzun süreli kardiyo |
| Esneme, mobilite ve nefes egzersizleri | Aşırı terlemeye neden olan ağır çalışmalar |
Sıvı ve Beslenme Stratejisi
Ramazanda spor yapan bireylerde en sık karşılaşılan problem, dehidratasyon kaynaklı kas kramplarıdır. İftardan sahura kadar olan süreçte şu stratejiler izlenmelidir:
- Kademeli su tüketimi sağlanmalıdır.
- Maden suyu gibi içeceklerle elektrolit dengesi korunmalıdır.
- Kas kaybını önlemek için yeterli protein alımı ihmal edilmemelidir.
Kas Kaybını Önlemek İçin Stratejiler
Araştırmalar, uzun süreli açlıkta kas yıkımının artabileceğini göstermektedir. Ramazan, tamamen sporu bırakma ayı değil; antrenmanı akıllıca modifiye etme ayıdır. Kas kütlesini korumak için:
- Haftada en az 2–3 gün direnç egzersizi yapılmalı.
- İftarda ve sahurda yeterli protein tüketilmeli.
- Uyku düzenine azami dikkat gösterilmelidir.
Özel Durumu Olanlar İçin Uyarılar
Eğer bel-boyun fıtığı, diz problemleri, kronik kas-iskelet ağrıları, diyabet veya tansiyon probleminiz varsa, egzersiz programı kişiye özel planlanmalıdır. Sporcu sağlığı uzmanlarının vurguladığı temel ilke şudur: Performans değil, sürdürülebilirlik.
Ramazanda Sporun Altın Kuralları
- Şiddeti azalt
- Süreyi kısalt
- Sıvıyı artır
- Vücudunu dinle
Sonuç olarak Ramazan, bedenimizi zorlamak değil, dengelemek için bir fırsattır. Doğru planlanan egzersiz, hem metabolizmayı canlı tutar hem de bayram sonrası oluşabilecek ani yüklenmelerin ve sakatlıkların önüne geçer.









