Doktorsitesi.com

Radyasyon ve kanser

Prof. Dr. Ayşegül Özdemir
Prof. Dr. Ayşegül Özdemir
15 Aralık 20088369 görüntülenme
Randevu Al
Radyasyon ve kanser
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Artan Kanser Vakaları Arasındaki İlişki

Son yıllarda toplum genelinde kanser vakalarının artış gösterdiği görüşü, tıp dünyasında oldukça yaygın bir kabul görmektedir. Bu artışta genellikle Çernobil felaketi ve çevresel kirleticiler sorumlu tutulsa da tıbbi amaçlı radyasyonun etkisi üzerinde de durulması gereken kritik bir konudur. Özellikle tanısal radyolojide çığır açan Bilgisayarlı Tomografi (BT) kullanımı, 1970’lerden bu yana katlanarak artmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri verilerine göre, 1980 yılında yaklaşık 3 milyon olan BT inceleme sayısı, 2006 yılında 62 milyona ulaşmıştır. Bu incelemelerin yaklaşık 4 milyonu çocuk hastalara uygulanmaktadır. İstatistiksel olarak BT taramalarının 2/3’ü abdomen (karın), 1/3’ü ise kafa bölgesi için gerçekleştirilmektedir.

BT Teknolojisindeki Gelişmeler ve Kullanım Alanları

BT teknolojisindeki hızlanma, bir kesit elde etme süresini 1 saniyenin altına düşürmüştür. Bu durum, özellikle küçük çocuklarda anestezi gereksinimini ortadan kaldırarak çekimlerin kolaylaşmasını sağlamıştır. Günümüzde yetişkinlerde ve çocuklarda BT kullanımını artıran temel unsurlar şunlardır:

  • Çocuklarda: En yaygın kullanım nedeni apandisit teşhisidir.
  • Yetişkinlerde Tarama Amaçlı:
    • Koroner damar hastalıkları için kalp taraması,
    • Sigara içenlerde akciğer taraması,
    • Kolon kanseri teşhisi için sanal kolonoskopi,
    • Genel sağlık kontrolü için tüm vücut tarama.

Radyasyon Doz Karşılaştırması: BT ve Diğer Yöntemler

Bilgisayarlı tomografi sırasında maruz kalınan radyasyon dozları, geleneksel X ışını yöntemlerine kıyasla oldukça yüksektir. Aşağıdaki tablo, farklı görüntüleme yöntemlerinin hedef organlar üzerindeki radyasyon etkisini (mGy cinsinden) göstermektedir:

İnceleme TürüHedef OrganRadyasyon Dozu (mGy)
PA Akciğer GrafisiAkciğer0.01
Lateral Akciğer GrafisiAkciğer0.15
Yetişkin AP Karın GrafisiMide0.25
Yetişkin Abdomen BTMide15 (kesit başına)
Yenidoğan Abdominal BTMide30 (kesit başına)
Mamografi (Analog)Meme2

Birkaç kesitli bir BT incelemesinde, ilgili bölgedeki organların aldığı toplam doz 30-90 mSv arasına ulaşabilmektedir. Bu değerlerin, 1945 atom bombası mağdurlarının maruz kaldığı ortalama 40 mSv dozu ile benzerlik göstermesi dikkat çekicidir.

İyonlaştırıcı Radyasyonun Hücresel Zararları

X ışınları, atomlardan elektron kopararak iyonizasyon oluşturur. Vücudun %90'ını oluşturan su molekülleriyle etkileşime giren bu ışınlar, hidroksil radikalleri üreterek DNA yapısında hasar veya kırıklara yol açar. Hücreler bu hasarların çoğunu onarsa da tamir edilemeyen DNA kırıkları şu sonuçları doğurabilir:

  1. Nokta mutasyonları
  2. Kromozom translokasyonları
  3. Gen füzyonları
  4. Kanserin başlaması

Özellikle üreme hücreleri radyasyona karşı en hassas dokulardır. Bu hücrelerdeki hasar fetüse aktarılarak gelecek nesillerde kanser riskini artırabilir.

Çocuklarda Radyasyon Riski Neden Daha Yüksek?

Çocuklarda organ dozunun yetişkinlere göre daha yüksek olmasının iki temel sebebi bulunmaktadır:

  • Genç dokuların iyonlaştırıcı radyasyonun etkilerine karşı çok daha hassas olması.
  • Beklenen yaşam süresinin uzunluğu nedeniyle, radyasyon kaynaklı kanserlerin ortaya çıkması için yeterli sürenin bulunması.

Gereksiz BT Kullanımı ve İstatistikler

Araştırmalar, ABD'deki tüm kanser vakalarının yaklaşık %1.5-2'sinin BT incelemelerine bağlı olduğunu tahmin etmektedir. İngiltere'de ise her yıl 100-250 kişinin tıbbi radyasyon kaynaklı kanserlerden hayatını kaybettiği bildirilmektedir.

Gereksiz BT kullanımının nedenleri:

  • Doktorların radyasyon dozları arasındaki büyük farkları tam olarak bilmemesi.
  • Radyologların %53'ünün, acil servis doktorlarının ise %91'inin BT'nin kanser riskini yeterince tanımaması.
  • Rutin uygulamalar veya doktorlar arası iletişim eksikliği.

ABD'de yapılan çalışmalar, BT incelemelerinin üçte birinin yeterli tıbbi gerekçe olmadan yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu durum, her yıl milyonlarca yetişkin ve çocuğun gereksiz radyasyona maruz kalması anlamına gelmektedir. Türkiye özelinde ise bu konuyu temsil eden kapsamlı bir çalışma henüz bulunmamaktadır.

Referanslar:

  • N Engl J Med. 2007; 357 (22):73-80
  • BMJ 2003; 327: 371-372

Etiketler

Radyosyonun kansere etkisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ayşegül Özdemir

Prof. Dr. Ayşegül Özdemir

Prof. Dr. Ayşegül ÖZDEMİR, lisans öncesi öğreniminin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı'nda almış ve Radyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.