Pcos (polikistik over sendromu)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Polikistik Over Sendromu (PCOS) Nedir?
Polikistik Over Sendromu (PCOS), isminin çağrıştırdığının aksine sadece yumurtalık kökenli bir hastalık veya basit bir yumurtalık kisti değildir. Kelime anlamı olarak "poli" (çok), "kist" (sıvı dolu boşluk) ve "over" (yumurtalık) terimlerinin birleşimiyle çok yumurta içeren yumurtalık anlamına gelir. Ancak PCOS, vücuttaki birçok sistemi doğrudan etkileyen kapsamlı bir metabolik sorundur.
Bu problemin temel kaynağının insülin direncine bağlı olduğu kabul edilmektedir. Vücutta fazla salgılanan insülin hormonu; yumurtalıklarla birlikte kalp-damar sistemini de olumsuz etkilemekte ve bu direnç sonucunda Tip 2 Diyabet (şeker hastalığı) gelişebilmektedir.
PCOS Tanısı Nasıl Konur?
PCOS tanısı konulması için ultrasonda mutlaka tipik polikistik görünümün (büyük yumurtalık kenarlarında inci gibi dizilmiş minik yumurtalar) olması şart değildir. Bazı durumlarda yumurtalıklar tamamen normal görünebilir. Aksine, yumurtalıkları polikistik görünen her kadın da PCOS hastası değildir. Toplumdaki her 4 kadından birinin yumurtalıkları ultrasonda polikistik görünse de, gerçekte her 10 kadından sadece biri PCOS tanısı almaktadır.
Temel Tanı Kriterleri ve Bulgular
PCOS tanısına götüren iki temel bulgu şunlardır:
- Adet düzensizliği: Adetlerin seyrekleşmesi (yılda 8 kez veya daha az).
- Hiperandrojenizm: Vücutta kıllanma artışı veya kanda androjen hormonunun yüksekliği.
Tanı koyulmadan önce, benzer belirtilere yol açabilen böbreküstü bezi hastalıkları, Cushing hastalığı veya androjen artışı yapan tümörlerin varlığı mutlaka ekarte edilmelidir.
Polikistik Over Sendromu Belirtileri ve Riskleri
Kadınları doktora yönlendiren en yaygın şikayetler; kıllanma, adet seyrekliği ve gebe kalmakta gecikmedir. İnsülin artışı yumurtalıklarda androjen yapımını tetikler; bu durum yumurtaların düzenli büyümesini engelleyerek adet düzenini bozar ve doğurganlığı olumsuz etkiler.
PCOS'un uzun vadeli sağlık riskleri şunlardır:
- Rahim Kanseri Riski: Yumurtlama gerçekleşmediğinde salgılanan progesteron hormonunun koruyucu etkisinden yoksun kalınması riski artırır.
- Kalp ve Damar Hastalıkları: Yüksek tansiyon, kolesterol ve insülinin damar sertliğine yol açma etkisi.
- Tip 2 Diyabet: İnsülin direncinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar. PCOS'lu ve obezite sorunu olan kadınların %10'u şeker hastasıdır.
PCOS Tedavi Yöntemleri
PCOS'ta tüm şikayetleri tek başına ortadan kaldıran mucizevi bir tedavi yoktur; tedavi semptomlara yönelik planlanır. Gebe kalmak isteyenlerde yumurtlatma tedavisi uygulanırken, adet düzensizliği yaşayanlarda doğum kontrol hapları tercih edilebilir.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve İlaç Tedavisi
Problemi kökten çözmeye yardımcı olan en etkili yöntemler insülin salgılanmasını azaltan uygulamalardır:
| Uygulama | Sağladığı Fayda |
|---|---|
| Düzenli Egzersiz | İnsülin direncini kırar ve metabolizmayı hızlandırır. |
| Kilo Kontrolü | Vücut yağ kütlesinin azalması insülin dengesini sağlar. |
| Düşük Karbonhidratlı Beslenme | İnsülin salgılanmasını minimize eder. |
| Metformin Tedavisi | İnsülin duyarlılığını artırarak diyabet riskini ve kısırlık sorununu yönetir. |
Cerrahi Müdahale Seçenekleri
İlaç ve yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi yöntemlere başvurulabilir, ancak bu yöntemlerin riskleri göz önünde bulundurulmalıdır:
- Drilling: Yumurtalıklarda delikler açılması işlemidir; yapışıklık riski taşır.
- Wedge Rezeksiyon: Yumurtalıktan parça çıkarılmasıdır. Ciddi doku kaybı ve yapışıklığa neden olabildiği için çocuk sahibi olmak isteyenlerde tercih edilmemelidir.
PCOS belirtileri doğumdan itibaren taşınsa da genellikle ergenlik döneminde başlar ve 30'lu yaşların sonuna doğru azalma eğilimi gösterir. Hastalık ailesel geçiş gösterdiği için aile bireylerinin de taranması önerilir.




