Doktorsitesi.com

Panik ve stres ile tetiklenen çarpıntı ve hipertansiyon. İlaçsız tedavide tıbbi hipnoz

Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan
Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan
31 Temmuz 20097955 görüntülenme
Randevu Al
Panik ve stres ile tetiklenen çarpıntı ve hipertansiyon. İlaçsız tedavide tıbbi hipnoz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipertansiyon ve Çarpıntı Tedavisinde İlaçsız Çözüm Mümkün mü?

Günümüzde panik atak, stres bozuklukları, çarpıntı ve hipertansiyon şikayetleri için gelişmiş ilaç tedavileri mevcuttur. Ancak klinik uygulamalarda; ilaçların yan etkileri, etki yetersizliği veya hastaların sürekli ilaç kullanma konusundaki isteksizliği gibi çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Tedavi sürecindeki hastaların en çok merak ettiği konu ise şikayetler düzeldikten sonra ilaç kullanımına devam edilip edilmeyeceğidir.

Bu noktada iki temel gerçeğin altını çizmek gerekir: Birincisi, her hastanın durumu kendine özeldir ve tek bir kategoriye sokulamaz. İkincisi ise ilaç tedavisi, hekim gözetimi olmadan asla sonlandırılmamalıdır. İlaçların azaltılması veya kesilmesi ancak uygun zamanda, doğru şartlarda ve ilgili uzman klinik görüşüyle mümkündür.

Stres Kaynaklı Hipertansiyon ve Ritim Bozuklukları

Hipertansiyon ve ritim bozukluklarında hastalar genellikle iki gruba ayrılır. Birinci grup, organik bir temele dayanan ve mutlaka sürekli ilaç kullanması gereken hastalardır. İkinci grup ise yapılan klinik incelemeler sonucunda şikayetlerinin stresle tetiklendiği saptanan, altta yatan başka bir organik sorunu olmayan hastalardır. Toplumdaki hastaların büyük bir çoğunluğu bu grupta yer almaktadır.

Eğer eşlik eden ciddi bir organik sorun yoksa; kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve stres yönetimi teknikleri ile ilaç yükünü azaltmak mümkündür. Zihinsel ve bedensel gevşeme teknikleri konusunda eğitim alan hastalar, doktor gözetiminde ilaçsız bir yaşama geçiş yapabilirler.

Yanlış Zihinsel Alışkanlıkların Fiziksel Etkileri

Stres ve olaylara verilen abartılı tepkiler, çarpıntı ve tansiyon üzerinde doğrudan etkilidir. Geçmişteki olayları zihinde sürekli tartışmak, öfkeyi canlı tutmak ve olumsuz duyguların peşinden sürüklenmek vücut için oldukça yorucudur. Bu durumun yarattığı yükü çoğu zaman hasta bile fark edemez. Sadece "üzülme" veya "boş ver" demek bu sorunu çözmeye yetmez. Bu gibi durumlarda, özellikle ilaç tedavisine alternatif arayanlar için Tıbbi Hipnoz etkili bir bilimsel çözüm sunar.

Tıbbi Hipnoz Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Tıbbi Hipnoz; bilinçaltına yerleşmiş yanlış otomatik düşünceleri, panik ve stres gibi olumsuz duyguları gidermek için kullanılan bilimsel bir yöntemdir. Hipnoz bir uyku hali değildir; bilincin açık olduğu, vücudun dinlendiği ve dikkatin belli bir noktada toplandığı bir konsantrasyon halidir.

ÖzellikTıbbi Hipnozun Niteliği
Bilinç DurumuAçık ve farkındalık sahibi
Fiziksel DurumTam dinlenme ve gevşeme
SüreSeans başına 30-45 dakika
Temel AmaçPozitif telkinlerle bilinçaltını yeniden programlamak

Hipnoz Tedavisinin Başarı Oranı ve Şartları

Tıbbi hipnozda başarı şansı, hastanın sürece olan uyumuyla doğrudan ilişkilidir. Her tıbbi müdahalede olduğu gibi hipnozda da %100 garanti verilmez ancak başarı şansı oldukça yüksektir. İstatistiksel olarak hastaların durumu şu şekilde özetlenebilir:

  • Üçte bir: İlk seanstan itibaren belirgin iyileşme görür.
  • Üçte bir: Birkaç seans sonra hedeflenen sonuca ulaşmaya başlar.
  • Geri kalan grup: İyileşme belirtileri daha muğlak düzeyde kalır.

Başarıyı Etkileyen Temel Faktörler

Hipnozun başarılı olabilmesi için en önemli şart, kişinin problemin farkında olması ve değişimi samimi olarak istemesidir. Yakınlarının zoruyla gelen veya iyileşme isteği olmayan kişilerde başarı şansı yoktur. Tıbbi hipnoz bir "sihirli değnek" değil, hastanın aktif katılımını gerektiren bir süreçtir.

Hipnoz Uygulanabilecek Kişiler:

  • İletişime ve duygularını paylaşmaya açık olanlar
  • Yeterli entelektüel kapasiteye sahip bireyler
  • Sürece destek vermeye gönüllü olan yetişkinler ve çocuklar

Hipnozun Uygun Olmadığı Durumlar:

  • Ağır psikiyatrik hastalıklar
  • Zeka geriliği ve bunama hali
  • İletişim kurulamayacak kadar küçük veya çok yaşlı bireyler

Sonuç olarak; kişi sürece dahil olduğunda ve verilen "ev ödevlerini" titizlikle uyguladığında, stres kontrolü sağlamayı öğrenir. Bu sayede stresle tetiklenen çarpıntı ve hipertansiyon atakları kontrol altına alınabilir, ilaç ihtiyacı minimize edilebilir veya tamamen ortadan kalkabilir.

Etiketler

İlaçsız tedaviPanikStres ve çarpıntıStres çarpıntıSürekli çarpıntı olmasıÇarpıntı ve tansiyonStres ve tansiyon

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan

Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan

Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan, 1968 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak 1996 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'nde, İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Ataşehir Avicenna ve Çamlıca Hastanesi'nde hasta kabulü yapmış olan Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan, mesleki çalışmalarına şu an İstanbul Kadıköy'de bulunan özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.