Doktorsitesi.com

Özsaygı ve özgüven nedir ?

Dr. Cem Keçe
Dr. Cem Keçe
22 Ocak 201026644 görüntülenme
Randevu Al
Özsaygı ve özgüven nedir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Özsaygı Nedir? Kendini Kabul Etmenin Önemi

Özsaygı, en yalın tanımıyla kişinin kendisine saygı duyması ve değer vermesidir. Bu kavram; kendini sevmek, kendine karşı sürekli sevecen bir tutum sergilemek, kendine öncelik tanımak ve öz ihtiyaçlarını karşılamakla doğrudan ilişkilidir. Kişinin güçlü ve zayıf yönleriyle kendini olduğu gibi kabul etmesi, özsaygının temelini oluşturur.

Bireyin kendisini hem özgün bir varlık olarak değerli hem de hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkabilecek kadar yeterli hissetmesi, özsaygının ana unsurlarıdır. Kişi, mevcut tüm yönlerinin farkında olarak kendini itibarlı bir konumda gördüğünde, sağlıklı bir özsaygı geliştirmiş sayılır.

Özsaygının İki Temel Taşı: Değerlilik ve Yeterlilik

Özsaygı mekanizması, değerlilik ve yeterlilik duyguları üzerine inşa edilir. Bu duygulardan birinin eksikliği, bireyin yaşam doyumunu ciddi oranda azaltır. Bu iki kavramın işlevleri şu şekilde özetlenebilir:

  • Yeterlilik Duygusu: Gelişmediği takdirde kişi, karşılaştığı sorunlar karşısında aciz kalır.
  • Değerlilik Duygusu: Eksik olduğunda birey kendini özgün hissedemez ve hak ettiği değeri kendine veremez.

Her iki duygunun da yetersiz olduğu durumlarda, kişi sürekli kendisini başkalarıyla kıyaslar. Bu kıyaslama neticesinde başkaları gibi olamadığı için kendini aşağılama eğilimi gösterir.

Özgüven ve Özsaygı Arasındaki Farklar

Genellikle birbirinin yerine kullanılan bu iki kavram, aslında farklı kaynaklardan beslenir. Özgüven, büyük ölçüde çevrenin kişi hakkındaki görüşleri ve geri bildirimleriyle şekillenirken; özsaygı, kişinin kendi hakkındaki içsel değerlendirmelerine dayanır. Özgüvende kişinin kendini sevmesi, başkalarının onu nasıl gördüğüne ve değerlendirdiğine bağlı kalabilir.

KavramOdak NoktasıKaynağı
Özsaygıİçsel DeğerlendirmeKendini kabul ve iç iletişim
ÖzgüvenDışsal Algı ve EylemÇevresel geri bildirim ve deneyimler

Özgüvenin Gelişimi ve İç Barış

Özgüven, kişinin kendi zihninde kendisini olumlu ve yeterli algılaması, yani bir nevi iç barış sağlamasıdır. Bu durum, bireyin yeteneklerini ve sınırlarını bilerek bu bilgiyi eyleme dökebilme yetisidir. Özgüven süreci hakkında bilinmesi gerekenler şunlardır:

  1. Deneyimle Şekillenir: Özgüven kolay gelişmez; yaşanan deneyimler ve kazanılan becerilerle pekişir.
  2. Kontrol ve Beceri: Kişi, yaptığı iş üzerinde kontrol sağladığı ve yetilerini beceriye dönüştürdüğü ölçüde kendine güvenir.
  3. İç İletişimin Rolü: Özsaygı ise iç iletişimin bir yansımasıdır. Carl Gustav Jung'un belirttiği gibi; "Mutlu olmak istiyorsan, sınırlarını tanı ve onları kabul et."

Özsaygı, Özgüven ve Kişilik Dengesi

Sağlıklı bir psikolojik yapı için özsaygı, özgüveni doğuran temel bir koşuldur. Ancak bu dengenin bozulması çeşitli sorunlara yol açabilir. Özellikle aşırı özgüvene sahip kişiler, egolarını gerçeklikten kopacak şekilde şişirerek ciddi davranış sorunları yaşayabilirler.

Kişinin bilmediği veya kontrol edemediği durumlarda çekinik kalması, olumsuz bir durum değil, aksine sağlıklı bir tepkidir. Özsaygısı yüksek olan bir birey, bazı durumlarda kendini yetersiz hissetse bile asla aşağılık kompleksine kapılmaz. Aşağılık kompleksi, yalnızca özsaygısı ve özgüveni eksik olan bireylerde görülen ruhsal bir durumdur.

Etiketler

MutlulukÖzsaygıKompleksAşağılık kompleksiKendine güvenKendine saygıÖzsaygı nedirÖzsaygı ve iletişimÖzsaygı ne demekÖzgüven nedirÖz saygıÖzsaygı konulu makalelerSaygı ve özsaygıÖzgüven tanımlarıÖzgüven kavramı

Yazar Hakkında

Dr. Cem Keçe

Dr. Cem Keçe

Psikoterapist & Cinsel Terapist & Evlilik Terapisti
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aile Danışmanlığı eğitimi aldı. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Yüksek Lisans yaptı. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Psikiyatri İhtisası yaptı.                     

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.