Doktorsitesi.com

Otizmde tıbbi beslenme tedavisi

Dyt. Bahar Demirkıran
Dyt. Bahar Demirkıran
19 Şubat 2010860 görüntülenme
Randevu Al
Otizmde tıbbi beslenme tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otizm ve Gelişimsel Bozukluklarda Modern Yaklaşımlar

Otizm, yaygın gelişimsel bozukluklar arasında en bilineni olup, görülme sıklığı hem dünyada hem de ülkemizde hızla artış göstermektedir. Bu durum, çevresel faktörlerin etkisiyle genlerde meydana gelen değişikliklere bağlı olarak bağırsak geçirgenliğinin bozulması sonucu ortaya çıkar. Bağırsak bütünlüğünün bozulması; vitamin, mineral ve temel besin öğelerinin yeterli düzeyde emilememesine, dolayısıyla enzim ve hormon üretiminde aksaklıklara yol açar.

Sağlıklı bir metabolizma, günlük hayatta maruz kalınan toksinleri ve ağır metalleri vücuttan uzaklaştırabilirken, otizmli bireylerde bu süreç yeterince işleyemez. Temizlenemeyen bu maddeler, özellikle beyin gibi yağdan zengin dokularda birikerek hasara neden olur. Güncel araştırmalar, otizmin nedenleri arasında ağır metal maruziyeti ve beslenme bozukluklarını ilk sıralarda göstermektedir.

DAN Protokolü: Otizmi Şimdi Yen!

Otizmin tedavi edilemez bir hastalık olduğu yönündeki görüşlerin aksine, günümüzde bilimsel ve etkili tedavi yöntemleri mevcuttur. DAN Protokolü (Defeat Autism Now), son yıllarda gelişerek olumlu sonuçlar vermeye başlamıştır. Etkin bir tedavi süreci için aşağıdaki altı unsurun bir arada uygulanması zorunludur:

  1. Vitamin ve mineral eksikliklerinin giderilmesi
  2. Kişiye özel diyet programı
  3. Sindirim sistemi sorunlarının kontrol altına alınması
  4. Ağır metal ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi
  5. Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT)
  6. Sürekli ve nitelikli eğitim

Otizmde Tıbbi Beslenme Tedavisinin Temelleri

Otizm yönetiminde beslenme, tedavinin en kritik sütunlarından biridir. Uygulanan diyetlerin temel amacı, bağırsak florasını onarmak ve sinir sistemi üzerindeki baskıyı azaltmaktır.

1. GFCFSF Diyeti (Gluten, Kazein ve Soyasız Diyet)

Otizmli bireylerin birçoğu; buğday, süt ve soya proteinlerini parçalayacak enzimlere sahip değildir. Sindirilemeyen bu proteinler, sızdıran bağırsaklardan kana karışarak davranış bozukluklarına yol açabilir.

  • Gluten: Buğday, arpa, çavdar ve bunlardan yapılan tüm unlu mamuller (ekmek, makarna, bisküvi vb.) diyetten çıkarılmalıdır.
  • Kazein: İnek, koyun ve manda sütünde bulunan A1 tip kazein, vücutta morfin etkisi yaratan kazomorfine dönüşür. Bu nedenle bu sütler ve ürünleri yasaktır. Keçi sütü (A2 tip kazein içerdiği için) tercih edilebilir.
  • Soya: Soya sosu, soya sütü ve hazır gıdalardaki gizli soya içeriklerine karşı etiket okuma alışkanlığı kazanılmalıdır.

2. Probiyotik ve Prebiyotik Desteği

Otizmli bireylerde bağırsak florasındaki denge bozulmuş ve yararlı bakteri sayısı azalmıştır. Güvenlik duvarını yeniden inşa etmek için probiyotik (faydalı bakteriler) ve prebiyotik (bakterileri besleyen lifler) tüketimi hayati önem taşır.

Önemli Probiyotik ve Prebiyotik Kaynakları
Keçi sütünden mayalanmış yoğurt ve kefir
Keçi peyniri
Ev yapımı sirke ve turşu (özellikle pancar turşusu)
Boza
Sebze, meyve ve yulaf

Toksinlerden Arınma ve Yasaklı Maddeler

Vücuttaki toksik yükü azaltmak için beslenme düzeninde ve mutfak gereçlerinde köklü değişiklikler yapılmalıdır.

  • Ağır Metal Riskleri: Tüm deniz ürünleri, konserve gıdalar ve civalı aletlerden uzak durulmalıdır.
  • Mutfak Gereçleri: Plastik, alüminyum folyo ve mikrodalga kullanımı bırakılmalı; yerine cam mutfak gereçleri tercih edilmelidir.
  • Katkı Maddeleri: Gıda boyaları, tatlandırıcılar, nitrit, sülfit ve koruyucu içeren paketli ürünler kesinlikle yasaktır.
  • Şeker ve Mantar Etkisi: Rafine şeker ve un, vücuttaki mantar enfeksiyonlarını 200 kat hızlandırabilir. Bu nedenle karbonhidrat tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Bağışıklık İçin Antioksidan Takviyesi

Çökmüş bir bağışıklık sistemini güçlendirmek için antioksidanlar (A, C, E vitaminleri, Selenyum, Çinko ve Omega-3) beslenmeye dahil edilmelidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, ceviz, badem, yumurta ve et düzenli tüketilmelidir. Ancak kırmızı elma, kırmızı üzüm ve çilek fenol içerdiği için bu diyette yer almamalıdır.

Etiketler

PrebiyotikGelişimsel bozukluk

Yazar Hakkında

Dyt. Bahar Demirkıran

Dyt. Bahar Demirkıran

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.