Melanom hakkında bilmemiz gerekenler; güncel bilgiler

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Deri Melanomu: Erken Tanı ve Tedavinin Önemi
Deri melanomu, erken fark edildiğinde önlenebilir ve tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Vücutta doğuştan bulunan veya sonradan gelişen benlerden köken alabilen bu hastalık, melanosit hücrelerinin bulunduğu deri, göz, sindirim kanalı ve diğer mukozal bölgelerde görülebilir. En sık deride rastlanan melanomun görülme sıklığı, genetik faktörler ve ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalma nedeniyle son 50 yılda dünya genelinde artış göstermiştir.
Melanomun Fark Edilmesini Zorlaştıran Bölgeler
Vücudun bazı bölgelerindeki lezyonlar, gözden kaçabildiği için erken tanı sürecini geciktirebilir. Özellikle şu bölgelerdeki değişimlere dikkat edilmelidir:
- Saçlı deri ve perine bölgesi: Görünürlüğü düşük olduğu için değişimler geç fark edilir.
- Tırnak altı: Genellikle mantar veya hematom (kan oturması) gibi selim hastalıklarla karıştırılabilir.
- Ayak tabanı ve topuk: Nasır, yabancı cisim batması veya ayakkabı vurması gibi durumlarla karıştırılarak ihmal edilebilir.
Şüpheli bir benin cerrahi olarak çıkarılması ve mutlaka patolojik incelemeye gönderilmesi, melanom riskini ortadan kaldıran en etkili yöntemdir.
Melanom Risk Faktörleri Nelerdir?
Melanom gelişiminde hem çevresel hem de genetik etkenler kritik rol oynar. En önemli risk faktörleri şunlardır:
- Güneş Maruziyeti: Aralıklı ancak cilde zarar verecek düzeyde güneş ışığına maruz kalmak ve 2 günden fazla süren ağrılı güneş yanığı öyküsü riski iki kat artırır.
- Fiziksel Özellikler: Açık renk deri, mavi göz, kızıl saç ve kolay çillenme yüksek risk işaretleridir.
- Genetik Yatkınlık: Birinci derece yakınlarda melanom öyküsü bulunması ve kalıtımsal şüpheli genler.
- Ben Yapısı: Doğuştan var olan (konjenital) benler.
Tanı Süreci ve ABCDE Kriterleri
Melanom teşhisi, şüpheli lezyondan alınan parçanın patoloji uzmanı tarafından incelenmesiyle konur. Erken teşhiste hem hastaların hem de hekimlerin ABCDE kriterlerini bilmesi hayati önem taşır:
| Kriter | Açıklama |
|---|---|
| A (Asymmetry) | Lezyonun asimetrik bir yapıda olması |
| B (Border) | Kenarların düzensiz veya belirsiz olması |
| C (Color) | Alacalı renk, renk koyulaşması veya açılması |
| D (Diameter) | Çapın 6 mm'den büyük olması |
| E (Enlargement) | Lezyonun genişlemesi veya büyümesi |
Bunlara ek olarak; kanama, kaşınma veya yeni fark edilen değişiklikler yüksek risk göstergesidir. Melanomların yaklaşık %5'inin amelanotik (pigmentsiz) olabileceği ve başlangıçta 6 mm'den küçük olabileceği unutulmamalıdır.
Biyopsi Nasıl Yapılmalıdır?
Melanomda en kritik bilgi, tümörün milimetrik kalınlığıdır. Bu nedenle doğru biyopsi tekniği seçilmelidir:
- Eksizyonel Biyopsi: İdeal yöntemdir; lezyonun 1-2 mm sağlam sınırla tamamı çıkarılır.
- İnsizyonel/Punch Biyopsi: Lezyon çok büyükse veya özel bir bölgedeyse, değişimin en belirgin olduğu yerden parça alınır.
- Yasaklanan Yöntemler: Şüpheli lezyonlarda shave (sıyırma) biyopsi asla yapılmamalıdır. Koter ile yakma veya dondurma işlemleri kesinlikle uygulanmamalıdır.
Patoloji Raporu ve Prognostik Parametreler
Patoloji raporu, hastalığın seyri ve tedavi planı için temel rehberdir. Raporda yer alan önemli parametreler şunlardır:
- Breslow Kalınlığı: Milimetrik kalınlık en önemli bağımsız prognostik faktördür.
- Ülserasyon: Varlığı hastalığın evresini ve gidişatını doğrudan etkiler.
- Mitoz Sayısı: Milimetredeki hücre bölünme hızı tedavi planında dikkate alınır.
- Vasküler İnvazyon: Damar veya lenf tutulumunun varlığı.
- Mikrosatellit: Varlığı evreleme açısından kritiktir.
Evreleme ve Metastaz Taraması
Tedavi öncesinde hastalığın yayılımını belirlemek için akciğer grafisi, BT, ultrasonografi ve gerekli durumlarda PET-BT/MR gibi tetkikler yapılır. Melanom genel olarak şu şekilde evrelenir:
- Evre I ve II: Hastalık lokaldir, sadece bulunduğu bölgeyle sınırlıdır.
- Evre III: Kanser yakındaki lenf bezlerine sıçramıştır (metastaz).
- Evre IV: Hastalık uzak organlara veya vücudun geneline yayılmıştır.









