Keratokonüs tedavisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Keratokonüs ve Kornea Yapısı Arasındaki İlişki
Gözün en ön kısmında bulunan şeffaf tabaka olan kornea, kırma gücü en yüksek olan yapıdır. Yaklaşık 45 diyoptri kırma gücüne sahip olan bu tabaka, göz merceğinden üç kat daha fazla kırma kapasitesi sunar. Kornea, bu işlevini yapısındaki düzenli bombelik sayesinde gerçekleştirir. Işık huzmeleri önce korneada, ardından mercekte kırılarak retina tabakasına odaklanır.
Kırma kusurları, ışığın odaklandığı noktaya göre şu şekilde sınıflandırılır:
- Miyopi: Odaklanmanın retinanın önünde gerçekleşmesi.
- Hipermetropi: Odaklanmanın retinanın arkasında gerçekleşmesi.
- Astigmatizma: Gözün düşey ve yatay eksenleri arasındaki kırma gücünün eşit olmaması.
Keratokonüs Nedir? Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Keratokonüs, kornea tabakasını tutan dejeneratif ve ilerleyici bir hastalıktır. Bu hastalıkta, korneanın düzenli bombeliğini sağlayan keratosit hücreleri arasındaki bağlar zayıflar. Sonuç olarak kornea incelir ve düzensiz bir şekilde bombeleşir. Bu durum önce standart astigmatizmaya, ilerleyen aşamalarda ise düzensiz astigmatizmaya yol açar. Düzensiz astigmat oluştuğunda hasta gözlükle dahi net göremez hale gelir ve kontakt lensler gözde durmayarak sürekli kayar.
Keratokonüsün Nedenleri ve Görülme Sıklığı
Keratokonüs, her 100.000 kişiden yaklaşık 100 ile 250'sinde görülür. Hastalığın nedenleri şunlardır:
- Genetik Faktörler: Vakaların yaklaşık %10'u genetik geçişlidir.
- Çevresel Faktörler: %90'ının nedeni tam bilinmemekle birlikte, alerjik bünyeli kişilerde ve gözlerini sık ovalayanlarda daha sık rastlanır.
- Mikrotravmalar: Gözü ovalamak kornea çatısında hasarlara ve dokuda gevşemeye neden olarak bombeleşmeyi artırır.
Erken Teşhisin Önemi
Hastalığın başlangıç aşamasında gözlük numaraları hızla değişir. Bu aşamada hastalık rutin muayenelerde fark edilemeyebilir. Kesin tanı için Topografi ve Orbscan gibi cihazlarla yapılan kornea analizleri kritiktir. Özellikle gizli keratokonüs olgularında uzman görüşü hayati önem taşır; çünkü bu hastalara uygulanan LASIK, PRK veya Lasek gibi lazer operasyonları görme kaybını artırarak hastalığı ağırlaştırabilir.
Keratokonüste Halka (Ring) Tedavisi ve Uygulanışı
Geçmişte keratokonüsün tek çözümü, ciddi vakalarda uygulanan kornea nakli (keratoplasti) idi. Ancak nakil operasyonları; doku uyuşmazlığı, uygun kornea bulma zorluğu ve operasyon sonrası yüksek astigmat riski gibi dezavantajlar taşır. Günümüzde ise halka (INTACS, Keraring) tedavisi ile kornea hem güçlendirilmekte hem de kırma kusurları azaltılmaktadır.
| Özellik | Normal Kornea | Keratokonüslü Kornea |
|---|---|---|
| Kalınlık | ~550 Mikron | 400 Mikron ve altı |
| Yapı | Düzenli Bombe | Düzensiz ve İnce |
| Tedavi Amacı | Koruma | Güçlendirme ve Düzeltme |
Operasyon Süreci
Operasyon sırasında korneada 0.8 milimetrelik küçük bir kesi açılır. Kornea derinliğinin %70'ine denk gelen bölgede 360 derecelik bir tünel oluşturulur ve içine iki adet yarım halka yerleştirilir. Kullanılan materyaller şunlardır:
- INTACS: Hexagonal (altıgen) yapıdadır.
- Keraring: Prizmatik üçgen yapıdadır.
Bu sert halkalar korneayı fiziksel olarak destekleyerek bombeliği düzeltir, miyopi ve astigmatı önemli ölçüde azaltarak görme keskinliğini artırır.
Tedavinin Uzun Vadeli Etkileri ve Güvenilirliği
Korneaya takılan halkalar, gevşemiş olan keratosit hücrelerini uyararak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir veya durdurabilir. Yapılan uzun süreli takiplerde, operasyon sonrası 7-8 yıl geçen hastalarda hastalığın büyük oranda sabitlendiği gözlemlenmiştir.
Halka tedavisinin avantajları ve kullanım alanları:
- Kişiye Özel Planlama: Her kornea parmak izi gibi eşsizdir. Halkaların kalınlığı, şekli ve açısı hastanın kornea analizine göre özel olarak hesaplanmalıdır.
- Uluslararası Onay: Bu tedavi yöntemi Avrupa'da CE, 2006 yılında ise Amerika'da FDA onayı alarak başarısını kanıtlamıştır.
- Geniş Uygulama Alanı: Günümüzde sadece keratokonüste değil, lazer tedavisine uygun olmayan yüksek astigmatlı veya ince kornealı hastalarda da güvenle uygulanmaktadır.
Keratokonüs artık çaresiz bir hastalık değildir. Gelişen teknoloji ve halka tedavisi yöntemleri sayesinde, hastaların görme kalitesi artırılmakta ve kornea nakline olan ihtiyaç minimize edilmektedir.


