Doktorsitesi.com

KAYGI BOZUKLUKLARI

Uzm. Dr. Özlem Öztürk
Uzm. Dr. Özlem Öztürk
25 Temmuz 2025142 görüntülenme
Randevu Al
İlkel ortamda korku tepkisi uyumu sağlar. Korkutucu uyaran amigdaladan beynin diğer merkezlerine yayılan otonomik ve davranışsal tepkilere yol açar. Bunlar çarpıntı, kalp atımlarında hızlanma (kan akımını hızlandırır bu dokulara daha fazla oksijen gönderilmesini dokularda oluşan yıkım ürünlerinin de daha çabuk atılmasını sağlar), hızlı soluk alıp verme (dokuların artan oksijen oksijene ihtiyacını karşılanmasına yardımcı olur), terleme (vücudu soğutma, kolay tutulamama), sersemlik (kanda oksijen artışı, kanın vucudun büyük kaslarına yönelmesi), ellerde ayakta soğuma (kanın periferden çekilerek yaralanmalarda kan kaybını azaltma), donakalma (rakibi tarafından görülmeme) gibi tepkilerdir. İlkel hayatımızda işe yarayan oysa günümüz dünyasında ortaya çıktığında kaygı bozukluğuna yol açan bu bedensel tepkiler aslında sadece birer savunmadır. Oysa günümüz dünyasında anlaşılmaz ve korkutur. Eğer ortam aslında güvenli ama biz tehlike varsayıyor isek işte bu kaygıdır ve bu bedensel belirtiler eşlik eder.
KAYGI BOZUKLUKLARI

Kaygı bozukluğu ile karşılaştığımızda öncelikle genel tıbbi durum değerlendirmesi, kullanılan maddelerin (kafein, sempatomimetikler, bitkisel) gözden geçirilmesi önemlidir. Fiziksel hastalığı olmayan genç ve tipik kaygı belirtileri taşıyan kişilerde temel labaratuar incelemeleri, daha ileri yaşşda ve bedensel hastalığı olanlarda ileri labaratuar incelemeleri yapılır.

Kaygı bozuklukları sıktır. Tahmini yaşam boyu görülme sıklığı panik bozukluğunda %2.3-2.7, yaygın anksiyete bozukluğu %4.1-6.6, obsesif kompulsif bozukluk ta %2.3-2.6, travma sonrası stres bozukluğu %1-9.3, sosyal fobi %6-13.3 (en yaygın ve erken yaş (11-20 yaş) başlangıçlıdır) sıklıktadır. Kadınlarda daha sıktır. Kadın:erkek oranı yaşam boyu 3:2’dir. Hem genetik hem de çevresel etmenlerle ortaya çıkar. Hemen her yaşta; çocuklarda (ayrılık anksiyetesi), ergenlerde, erişkinlerde ve ileri yaşlarda (tıbbi hastalıklara, madde kullanımına, depresyona eşlik eden) görülür. Kişinin yaşam kalitesi ve yetilerini bozar.

Tedavide acil servis başvurularında çeşitli anksiyolitik tedaviler kullanılır. Psikiyatrik tedavide kapsamlı yaklaşım önemlidir. Genel tıbbi durum ve beslenme (kafein, tezgah altı ilaç, bitkisel) değerlendirildikten sonra ve kişiyle birlikte karar verilerek farmakoterapi/psikoterapi birlikte ya da ayrı ayrı ayrı uygulanabilir. Masaj terapi (Kas gerginliği), başetme becerileri bozulmuşsa sosyal yaklaşımlar gereklidir.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Özlem Öztürk

Uzm. Dr. Özlem Öztürk

Psikiyatri uzmanı ve aile terapistidir. Klinik pratiğinde hekimlik bilgisi ile psikoterapiyi bütüncül bir çerçevede birlikte ele alır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.