Doktorsitesi.com

Kabakulak Nasıl Bulaşır ? Klinik Bulgu ve Yan Etkileri

Prof. Dr. Nuran Gürses
Prof. Dr. Nuran Gürses
4 Haziran 201029294 görüntülenme
Randevu Al
Kabakulak Nasıl Bulaşır ? Klinik Bulgu ve Yan Etkileri
Kabakulak Nasıl Bulaşır ? Klinik Bulgu ve Yan Etkileri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kabakulak Nedir? Genel Tanımı ve Bulaşma Yolları

Kabakulak, paramyxovirus grubuna dahil olan virüslerin neden olduğu, vücuttaki bezleri ve sinir sistemini doğrudan etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık temel olarak solunum yoluyla ve enfekte kişilerle kurulan doğrudan temas sonucunda bulaşmaktadır. Çocukluk döneminde her yaş grubunda görülebilen bu enfeksiyon, yetişkin bireylerde çocuklara oranla çok daha ağır bir seyir izlemektedir.

Kuluçka Süresi ve Bulaştırıcılık Dönemi

Kabakulak virüsünün vücuda girmesi ile belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süreci kapsayan kuluçka süresi, ortalama olarak 16-18 gün sürmektedir; ancak bu süre 12 ile 25 gün arasında değişkenlik gösterebilir. Hastalığın en yüksek bulaştırıcılık dönemi, tükürük bezlerinin şişmesinden 1-2 gün önce başlar ve şişliğin oluşmasından sonraki 5 gün boyunca devam eder.

Kabakulak Belirtileri ve Klinik Tablo

Hastalık genellikle ani başlayan sistemik belirtilerle kendini gösterir. Çiğneme hareketlerinin ağrılı bir hal alması, hastalığın en tipik işaretlerinden biridir. Genel klinik belirtiler şunlardır:

  • Ateş, baş ağrısı ve halsizlik
  • İştahsızlık ve kulak ağrısı
  • Parotis bezinde (tükürük bezi) belirgin şişlik

Ateş genellikle 1-6 gün arasında sürer ve ateşin düşmesiyle birlikte bezlerdeki şişlik de kaybolmaya başlar. Şişlik başlangıçta tek taraflı olsa da, süreç içerisinde her iki parotis bezi veya diğer tükürük bezleri de etkilenebilir. Ayrıca hastalık seyrinde meningoensefalit ve pankreatit gibi ciddi tablolar gelişebilir.

Önemli Bir Komplikasyon: Orşit (Testis İltihabı)

Erkek çocuklarında ve özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde görülen orşit (testis iltihabı), tükürük bezi tutulumundan sonra en sık rastlanan klinik tablodur. Genellikle enfeksiyonun ilk haftasında ortaya çıkan bu durum, tek veya çift taraflı olabilir.

Orşit belirtileri ve riskleri:

  • Testislerde şiddetli ağrı ve şişlik
  • Yüksek ateş, titreme, bulantı ve kusma
  • Karın alt bölgesinde ağrı
  • Nadiren gelişebilen testis atrofisi

Toplumda bilinenin aksine, kabakulağa bağlı gelişen orşit vakalarında empotans (iktidarsızlık) ve sterilite (kısırlık) durumlarına oldukça nadir rastlanmaktadır.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Kabakulak tanısı, hastanın öyküsünde bir temas varsa ve klinik olarak tükürük bezi şişliği ile aseptik menenjit bulguları görülüyorsa doğrudan konulabilmektedir. Bu tip klasik vakalarda laboratuvar testi yapılmasına gerek duyulmaz. Ancak vakaların %30-40'ı belirtisiz (asemptomatik) seyredebilir. Bu tür belirsiz durumlarda şu yöntemlere başvurulur:

  1. Serolojik testler ve virüs izolasyonu
  2. Kan amilaz düzeyi değerlendirmesi
  3. Laboratuvar ortamında virüsün tanımlanması

Korunma Yolları ve Ayırıcı Tanı

Hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşılamadır. Tek doz aşılama tam koruma sağlamadığı için bağışıklama takvimi eksiksiz uygulanmalıdır. Özellikle çocukluğunda kabakulak geçirmemiş ve aşı durumu belirsiz olan ergenlik dönemindeki bireylerin aşılanması, olası salgınların önlenmesi açısından kritiktir.

DurumOlası Nedenler
Tükürük Bezi ŞişmesiEnteroviruslar, Sitomegalovirus (CMV)
Tek Taraflı Parotis ŞişliğiTükürük bezi kanalı tıkanıklığı, Tümörler, Bakteriyel enfeksiyonlar

Unutulmamalıdır ki; her tükürük bezi şişmesi kabakulak değildir. Doğru teşhis için uzman bir hekim görüşü alınması şarttır.

Etiketler

ParotisOrşitKabakulak nasıl bulaşırKaba kulak

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nuran Gürses

Prof. Dr. Nuran Gürses

Prof. Dr. Nuran GÜRSES, tıp eğitimini 1969 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1973 yılında ise Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisasını yapmış ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuş olan Dr. GÜRSES, 1981 yılında Edinburg Western General Hospital U.K - Yeni Doğan ve Çocuk Bölümü'nde çalışmalar yapmıştır. 1991 yılında da Haccettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları yan dal ihtisasını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.