Hemoroid ( Basur ) Nedir ve Kimlerde Görülür ?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Hemoroid (Basur) Nedir?
Hemoroid, halk arasında bilinen adıyla basur, makat (anüs) bölgesindeki toplardamarların şişip genişlemesiyle karakterize yaygın bir rahatsızlıktır. Bu durum, bacaklarda görülen varislerin makat bölgesinde oluşan bir benzeri olarak tanımlanabilir. Makat bölgesinde, istemsiz gaz kaçırmayı önleyen ve hava yastıkçığı görevi gören üç ana toplardamar yastıkçığı bulunur.
Dinlenme halindeyken kanla dolarak şişen bu yapılar, kişinin kontrolü dışında gelişebilecek gaz çıkışlarını engeller. Ancak özellikle kronik kabızlık, gebelik veya uzun süre ayakta durmayı gerektiren durumlarda bölgedeki basınç artar. Bu basınç sonucunda toplardamarlar genişleyerek iç hemoroidleri oluşturur. Zamanla damarların üzerindeki mukoza tabakasının incelmesiyle parlak kırmızı renkli kanamalar ve dışarı sarkan basur memeleri meydana gelebilir.
Hemoroid Nedenleri Nelerdir?
Hemoroid, genellikle genç yetişkinlerde görülmekle birlikte ilerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artan bir hastalıktır. İstatistiklere göre her üç kişiden birinde görülen bu rahatsızlık, 40 yaş üzerindeki bireylerde daha yaygın seyretmektedir. Hastalığın oluşumunda rol oynayan temel faktörler şunlardır:
- Aşırı ıkınma ve uzun süreli kabızlık veya ishal durumları,
- Gebelik ve doğum süreci,
- Ağır yük kaldırma ve fiziksel zorlanma,
- Düşük lifli beslenme alışkanlığı ve acılı-baharatlı gıdaların tüketimi,
- Alkol kullanımı ve obezite (şişmanlık),
- Mesleki deformasyon gereği uzun süre hareketsiz oturmak,
- Kronik öksürük ve karaciğer sirozu,
- Yaşlılık ve kalıtımsal (genetik) yatkınlık.
Hemoroid Belirtileri ve Şikayetler
Hemoroid hastalığı, evresine ve tipine göre farklı belirtilerle kendini gösterebilir. En sık karşılaşılan semptomlar aşağıda tabloda özetlenmiştir:
| Belirti | Özellikleri |
|---|---|
| Kanama | Genellikle dışkılama sırasında damlama şeklinde, ağrısız ve parlak kırmızıdır. |
| Şişlik | Anüs çevresindeki damarların şişmesi ve derinin sarkmasıyla oluşan memelerdir. |
| Kaşıntı ve Akıntı | Özellikle dış hemoroidlerin neden olduğu ıslaklık hissi ve tahriştir. |
| Ağrı | Normalde ağrısızdır; ancak tromboze hemoroid (pıhtılaşmış) durumunda şiddetlidir. |
Özellikle tromboze hemoroid durumunda, damar içindeki kanın pıhtılaşması sonucu makat kenarında sert ve oldukça ağrılı memeler oluşur. Bu durum, hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir süreçtir.
Tanı ve Teşhis Yöntemleri
Hemoroid tanısı, uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilen direkt bakı (gözle muayene) ve rektal tuşe (parmakla muayene) yöntemleriyle konulur. Ancak belirtiler, daha ciddi sağlık sorunlarıyla benzerlik gösterebilir.
Özellikle ileri yaştaki hastalarda; ülseratif kolit veya rektum kanseri gibi hastalıkların ekarte edilmesi hayati önem taşır. Bu nedenle, doğru teşhis için gerekli görüldüğünde sigmoidoskopi veya kolonoskopi gibi endoskopik incelemelerin yapılması ihmal edilmemelidir.
Hemoroid Tipleri ve Tedavi Seçenekleri
Tıbbi literatürde hemoroidler temel olarak iç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılır. İç hemoroidler kendi içinde 4 farklı derecede değerlendirilir. Tedavi planı, hemoroidin tipine ve derecesine göre kişiye özel olarak belirlenir.
Hemoroid Tedavi Yöntemleri
- İlaç Tedavisi: Başlangıç seviyesindeki şikayetler için tercih edilir.
- Kriyoterapi ve Skleroterapi: Dondurma veya kurutma yöntemleridir.
- Lazer Tedavisi: Teknolojik ve hızlı iyileşme sağlayan bir yöntemdir.
- Cerrahi Müdahale: Açık cerrahi veya LONGO (kapalı cerrahi) yöntemiyle kalıcı çözüm hedeflenir.
Dış hemoroidler ise makatın dış kısmında yer alan memelerdir. Bu yapılar pıhtılaşma (tromboze) yapmadığı sürece genellikle cerrahi müdahale gerektirmez ve konservatif yöntemlerle tedavi edilebilir.
Hemoroidden Korunma Yolları
Hastalıktan korunmak ve mevcut şikayetlerin kötüleşmesini önlemek için yaşam tarzında bazı değişiklikler yapılması önerilir:
- Beslenme ve Sıvı Tüketimi: Her gün en az 1.5 litre (6-8 bardak) su içilmeli ve bol lifli gıdalar tüketilmelidir.
- Tuvalet Alışkanlığı: Düzenli tuvalet alışkanlığı edinilmeli, tuvalette uzun süre kalınmamalı ve aşırı ıkınmadan kaçınılmalıdır.
- Fiziksel Aktivite: Günlük hareket artırılmalı, uzun süre oturur pozisyonda kalınmamalı ve ideal kilo korunmalıdır.
- Hijyen: Tuvalet sonrası temizlikte tahriş edici kağıtlar yerine, mümkünse sıcak su ile taharet tercih edilmelidir.


