Doktorsitesi.com

Glokom Nedir ?

Prof. Dr. Ümit Beden
Prof. Dr. Ümit Beden
19 Ocak 20112775 görüntülenme
Randevu Al
Glokom Nedir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Glokom Nedir ve Göz İçi Basıncı Neden Önemlidir?

Glokom, görme sinirine kalıcı hasar vererek görme kaybına ve körlüğe yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Bu hastalığın gelişimindeki en kritik risk faktörü, artmış göz içi basıncıdır. Erken teşhis ve doğru tedavi yönetimi, görme yetisinin korunması açısından hayati önem taşır.

Göz küresinin içerisinde sürekli üretilen ve aynı zamanda emilerek dışarı atılan bir göz içi sıvısı bulunur. Bu sıvının dışarı atılma sürecinde (emiliminde) bir sorun yaşandığında, göz içi basıncı yükselir. Sağlıklı bireylerde bu basıncın üst sınırı ortalama 20-22 mmHg seviyesindedir. Basınç bu seviyeyi aştığında, görme sinirini besleyen damarlar baskı altında kalır ve sinir lifleri hasar görmeye başlar.

Glokom Türleri Nelerdir?

Glokom tek bir hastalık değil, farklı mekanizmalarla ortaya çıkan bir hastalıklar grubudur. Temel olarak üç ana grupta incelenir:

  • Açık Açılı Glokom: Göz içi sıvısının emildiği açının açık olduğu, ancak emilimin yetersiz kaldığı türdür.
  • Kapalı Açılı Glokom: Gözün renkli kısmı olan iris, sıvının emildiği açıyı kapatmıştır.
  • Konjenital Glokom: Doğuştan gelen göz gelişim bozuklukları nedeniyle göz içi basıncının yüksek seyrettiği türdür.

Glokom Tedavisi ve Beklentiler

Glokom tedavisinde temel amaç, göz tansiyonunu düşürerek görme kaybının ilerlemesini durdurmaktır. Tedavi yöntemleri arasında damla tedavisi, lazer tedavisi ve cerrahi müdahale yer alır. Ayrıca, göz tansiyonunu yükselten veya görme kaybını tetikleyen diğer hastalıkların da kontrol altına alınması gerekebilir.

Glokom hastalığı, göz içindeki bir yangına benzetilebilir; tedavinin amacı bu yangını söndürmektir. Ancak unutulmamalıdır ki, tedavi sadece henüz hasar görmemiş dokuları korur. Glokom tedavisi kaybedilen görmeyi geri kazandırmaz, sadece mevcut durumun kötüleşmesini engeller. Bu nedenle, erken teşhis tedavinin başarısındaki en önemli unsurdur.

Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler ve Muayene Sıklığı

Glokom vakalarının çoğunda, merkezi görmeden önce görme alanının dış bölgeleri zarar görür. Bu durum, hastanın görme kaybını fark etmesini zorlaştırır; merkezi görme etkilendiğinde ise hastalık genellikle ileri evrededir. Çoğu glokom türünde görme kaybı dışında herhangi bir ağrı veya belirti görülmez. Bu sebeple, düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırmak hayati önem taşır.

Tanı ve evreleme aşamasında sık muayene gerekebilirken, hastalık stabilize olduktan sonra genellikle 3-4 ayda bir kontrol önerilir. Glokom muayenesi; göz tansiyonu ölçümü, görme keskinliği, kornea kalınlığı, optik sinir başı ve retina sinir lifi incelemelerini kapsayan detaylı bir süreçtir.

Hedef Göz İçi Basıncı ve Hastalık Evreleri

Her hastanın göz yapısı ve tolerans seviyesi farklıdır. Tedavide hedeflenen göz içi basıncı; hastalığın evresine, hastanın yaşına ve kornea kalınlığına göre belirlenir. Aşağıdaki tabloda hastalık evrelerine göre genel hedef basınç seviyeleri belirtilmiştir:

Glokom EvresiOptik Sinir HasarıHedef Göz İçi Basıncı
Hafif GlokomHafif seviyede hasar20 mmHg altı
Orta GlokomOrta derecede hasar ve kayıp16 mmHg ve altı
İleri Glokomİleri derecede hasar ve kayıp10-12 mmHg ve altı

İlaç Kullanımı ve Yan Etkiler

Glokom ilaçlarının (damlaların) bazı yan etkileri olabilir. Prostaglandin analogları gözde geçici kızarıklık, kirpik uzaması ve iris renginde değişiklik yapabilir. Beta blokerler ise astım, nefes darlığı ve düşük tansiyona yol açabilir. Ayrıca kuruluk, batma ve alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu etkiler genellikle ilaç bırakıldığında düzelir.

Önemli Uygulama Notu: Damlalar göz pınarından kana karışarak vücuda yayılabilir. Bunu engellemek için damla sonrası gözü kırpmamak, hafifçe kapatmak ve işaret parmağıyla göz pınarına 1-2 dakika baskı yapmak gerekir. Süreyi ayarlamak için bir şarkı dinlemek (ortalama 2-3 dakika) pratik bir yöntemdir.

Glokom ile Yaşam ve Günlük Aktiviteler

Glokom tanısı almak normal yaşantıya engel değildir, ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri faydalı olabilir:

  • Fiziksel Aktiviteler: Nefesli çalgı çalmak, ağır kaldırmak, vücut geliştirme ve baş aşağı durulan yoga pozisyonları göz içi basıncını artırabilir. Bu aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  • Genel Sağlık: Kilo kontrolü, düzenli yürüyüş, sigarayı bırakmak ve tansiyon/şeker hastalıklarının tedavisi optik sinir beslenmesini olumlu etkiler.
  • Araç Kullanımı: Yan bakış alanında daralma, ışık hassasiyeti ve bulanık görme varsa araç kullanımı riskli olabilir. Özellikle gece sürüşlerinde zorlanılıyorsa bir yakından yardım istenmelidir.
  • Aile Geçmişi: Glokom hastalarının yakınlarında hastalık riski 10 kat daha fazladır. Bu nedenle 40 yaş üstü yakınların düzenli muayene olması önerilir.

Gebelik ve Glokom

Hamilelikte hormonal değişimler nedeniyle göz içi basıncı düşme eğilimi gösterebilir. Ancak glokom ilaçlarının hiçbiri bebek için tamamen riskiz değildir; özellikle ilk üç ayda ve emzirme döneminde (ilaçlar süte geçebilir) doktor kontrolünde hareket edilmelidir. Gebe kalmayı planlayan hastalar mutlaka göz doktoruna danışmalıdır.

Göz Damlası Uygulama Rehberi

  1. Başınızı geriye yaslayın ve alt kapağı aşağı çekin.
  2. Şişeyi dik tutarak kapak ile göz arasındaki boşluğa damlatın.
  3. Gözünüzü kırpmadan yavaşça kapatın.
  4. Göz pınarına 1-2 dakika baskı uygulayın.
  5. Birden fazla damla kullanıyorsanız, iki ilaç arasında en az 5 dakika bekleyin.

Not: Eğer elleriniz titriyorsa, bileğinizi yüzünüze yaslayarak destek alabilir veya bileğinize hafif bir ağırlık takarak titremeyi azaltabilirsiniz. Damlayı isabet ettiremiyorsanız, sırtüstü yatarak göz pınarı bölgesine damlatıp ardından gözünüzü açma yöntemini deneyebilirsiniz.

Etiketler

Glokom tedavisiGlokom nedirGöz içi basıncıGlokom hastalıklarıGlokom dikkat edilmesi gerekenlerGlokom tedavi yan etkileriGlokom muayeneGlokomu olan gebeler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ümit Beden

Prof. Dr. Ümit Beden

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.