Gebelikte düşük ve düşük tehlikesi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Gebelikte Kanama ve Düşük Tehlikesi (Abortus İmminens)
Gebelik süreci boyunca, hangi aşamada olursa olsun meydana gelen kanamalar anormal bir durum olarak kabul edilir. Gebeliğin ilk 20 haftası içerisinde (fetüs ağırlığının 500 gram ve altında olduğu dönem) görülen kanamalar, tıbbi literatürde düşük tehlikesi (abortus imminens) olarak adlandırılır. Bu süreçten sonra gerçekleşen kayıplar ise düşük değil, erken doğum (preterm eylem) kategorisinde değerlendirilir.
İlk trimester olarak bilinen ilk 3 aylık dönemde kendiliğinden düşük (spontan abortus) oranı yaklaşık %15 civarındadır. Bu dönemdeki kayıpların en yaygın nedeni (%60 oranında) genetik faktörlerdir. Genellikle fetüste yaşamla bağdaşmayan bir sorun olduğunda, doğa doğal seleksiyon yöntemiyle bu gebeliği sonlandırmaktadır.
Gebelik Kayıplarının Dönemsel Farklılıkları
Düşük nedenleri, gebeliğin hangi evresinde olunduğuna göre değişkenlik gösterir. İlk 3 aydan sonra gerçekleşen düşüklerde durum genellikle genetiktir değildir. Bu evrede bebek çoğunlukla canlı ve tam olarak atılır; temel sorun ise rahim ağzı yetersizliğidir (servikal yetmezlik).
Düşük Türleri ve Tanımları
Düşük tehlikesi ile düşük eylemi birbirinden farklı kavramlardır. Kanamanın miktarına bakılmaksızın varlığı düşük tehlikesini işaret ederken, bu hastaların yaklaşık %50'si maalesef gebelik kaybı yaşamaktadır. Düşük türleri şu şekilde sınıflandırılır:
- Tam Düşük (Komplet Abortus): Fetüsün tüm bileşenleri ile birlikte rahimden tamamen atılması durumudur.
- Yarım Düşük (İnkomplet Abortus): Rahim içerisinde parçaların kalması durumudur. Bu durumda kanama artabilir ve rahim boşluğunun kürtaj yoluyla temizlenmesi gerekir.
İstemli düşük amacıyla denetimsiz kullanılan ilaçlar çoğunlukla yarım düşüğe yol açarak kan kaybı ve komplikasyon riskini artırır. Bu nedenle gebelik sonlandırma (yasal tahliye) işlemleri mutlaka bir kadın doğum uzmanı denetiminde yapılmalıdır.
Tanı ve Değerlendirme Süreci
Gebelik kanaması ile başvuran hastalarda kesin tanı ultrasonografi (USG) ile konulur. Gebelik haftasına göre uygulanan yöntemler şunlardır:
| Gebelik Haftası | Uygulanan Yöntem | İncelenen Parametreler |
|---|---|---|
| 12 Haftadan Küçük | Transvajinal USG | Kese çapı, düzeni ve kalp atımı |
| 12 Haftadan Büyük | Transabdominal USG | Retrokoryonik kanama alanı ve fetüs sağlığı |
Tedavi ve Destekleyici Öneriler
Düşük tehlikesi durumunda, gebeliği hormon açısından desteklemek amacıyla doğal progesteron içeren preparatlar kullanılabilir. Bu tedavinin temel amacı, 14. haftaya kadar hormon desteği sağlayan korpus luteum gravidarum kistinin yetersizliğini (luteal yetmezlik) telafi etmektir. 14. haftadan itibaren bu görevi plasenta devralır.
Tedavi sürecinde hekimler tarafından sunulan diğer önemli öneriler şunlardır:
- Mutlak yatak istirahati yapılması,
- Bol sıvı tüketimi,
- Cinsel ilişkiden sakınılması,
- Düzenli ve sık USG takibi yapılması,
- Servikal yetersizlik durumlarında 3. aydan önce rahim ağzına dikiş atılması (servikal serklaj).
Bu önerilerin bilimsel netliği tartışılsa da, kurallara uymak her zaman gebeliğin sağlığı açısından daha faydalıdır.




