Doktorsitesi.com

Erkeklerde kısırlık

Prof. Dr. Selman Laçin
Prof. Dr. Selman Laçin
29 Eylül 2006746 görüntülenme
Randevu Al
Erkeklerde kısırlık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Kısırlığı Nedir ve Nasıl Teşhis Edilir?

Çocuk sahibi olamama şikayetiyle başvuran çiftlerde, değerlendirme sürecinin en kritik aşamalarından biri erkeğe uygulanan sperm tahlilidir. Bu test, genellikle 2-5 günlük bir cinsel perhiz süresinin ardından gerçekleştirilir. Yapılan inceleme sonucunda spermlerde sayı, hareket ve şekil bozukluğu saptanması durumunda erkek kısırlığı (infertilite) tanısı konularak detaylı bir yol haritası belirlenir.

Erkek kısırlığı, nadir durumlarda testis tümörleri gibi hayatı tehdit eden ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle, belirgin düzeyde sperm bozukluğu ile karşılaşıldığında mutlaka bir Ürolog (bevliyeci) muayenesi yapılması hayati önem taşır.

Erkek Kısırlığının Temel Nedenleri

Erkeklerde üreme sağlığını olumsuz etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar, kısırlığa yol açan en yaygın nedenleri şu şekilde sıralamaktadır:

  • Kriptorşizm (İnmemiş Testis): Çocukluk çağında geçirilen ve testislerin torbaya inmemesi durumu.
  • Enfeksiyonlar: Üreme organlarında meydana gelen iltihabi durumlar.
  • Varikosel: Testis damarlarında oluşan genişleme ve varisleşme.

Bunların yanı sıra; testis yaralanmaları, yüksek ateşli hastalıklar, üreme kanallarındaki tıkanıklıklar, genetik bozukluklar, hormonal düzensizlikler ve cinsel fonksiyon bozuklukları da kısırlığa neden olabilen diğer faktörlerdir.

Erkek Kısırlığında Genetik İncelemenin Önemi

Genetik alanındaki gelişmeler, kısırlık nedenlerini anlamamıza büyük katkı sağlamıştır. Özellikle Y kromozomu üzerindeki genetik silinmeler, vücut yapısı normal olsa bile sperm üretiminin azalmasına veya tamamen durmasına yol açabilir. Genetik faktörlerin doğru analizi, tüp bebek uygulamalarıyla doğacak çocuğun sağlığı açısından da kritiktir.

Genetik DurumEtkisi
47 XXY Klinefelter SendromuTestis gelişimi yetersiz kalır ve sperm yapımı azalır.
CBAVD (Konjenital Bilateral Vas Deferens Agenezisi)Sperm kanallarının doğuştan olmaması nedeniyle menide sperm görülmez.
Y Kromozomu MikrodelesyonlarıSperm üretim mekanizmasını doğrudan bozar.

Varikosel ve Sperm Kalitesine Etkisi

Toplumdaki erkeklerin %15'inde, kısırlık sorunu yaşayanların ise %40'ında görülen varikosel, en sık rastlanan ve tedavi edilebilen kısırlık sebebidir. Testislerdeki ısı artışı ve kan dolaşımının bozulması, sperm hareketliliğini ve sayısını olumsuz etkiler.

Önemli Not: Uzman muayenesiyle saptanmayan, sadece doppler ultrasonografi ile görülen hafif düzeydeki varikosel vakalarında cerrahi müdahalenin fayda sağlamadığı kanıtlanmıştır. Ancak mikrocerrahi yöntemle tedavi edilen uygun vakalarda, sperm değerlerinde %60-70 oranında düzelme gözlenmektedir.

Tedavi Yöntemleri: İlaç, Aşılama ve Tüp Bebek

Kısırlık tedavisi, saptanan sorunun derinliğine göre farklılık gösterir. Tedavi seçenekleri genel olarak şunlardır:

  1. İlaç ve Hormon Tedavisi: Hormon eksikliği saptanan hastalarda sperm üretimini artırmak için kullanılır.
  2. Aşılama (IUI): Hafif düzeydeki sperm bozukluklarında, spermlerin yıkanıp rahim içine bırakılması işlemidir.
  3. Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon: Ağır sperm bozukluklarında veya aşılamadan sonuç alınamayan durumlarda tercih edilir.
  4. TESE İşlemi: Menisinde hiç sperm bulunmayan (azoospermik) hastalarda, testislerden parça alınarak sperm elde edilmesi yöntemidir.

Birçok vakada muayene ve hikayeye rağmen belirgin bir sebep bulunamayabilir; bu durum sebebi belirsiz erkek kısırlığı olarak adlandırılır. Bu durumda da mevcut sperm oranına göre aşılama veya mikroenjeksiyon tedavilerine başvurulur.

Etiketler

Erkeklerde kısırlıkKriptorşizm

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selman Laçin

Prof. Dr. Selman Laçin

1964 Ankara doğumlu olan Dr.Selman Laçin ilk ve orta öğrenimini Ankara ve İstanbul’da tamamladıktan sonra 1988 yılında GATA Tıp Fakültesinden mezun olmuş ve 1996’da İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan uzmanlığını almıştır. Yardımcı Doçent olarak başladığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde 2002 yılında Doçent olan Dr.Selman Laçin İsveç Karolinska Enstitüsü Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde,Tel-Aviv Üniversitesi Yardımla Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezinde ve Ankara GATA Tüp Bebek Merkezinde değişik sürelerde çalışmalarda bulunmuştur. Yurt dışı ve yurt içi bilimsel dergilerde yayınlanmış 80 adet makalesi ve çok sayıda bilimsel tebliği ve 4 adet kitap yazımında bilimsel katkısı bulunan Dr.Selman Laçin 2004 – 2007 yılları arasında İstanbul Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezinde çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.