Doktorsitesi.com

Endoskopik boyun estetiği

Prof. Dr. Ahmet Karacalar
Prof. Dr. Ahmet Karacalar
6 Mayıs 2010438 görüntülenme
Randevu Al
Endoskopik boyun estetiği
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Boyun Estetiğinde Kas Yapısının Önemi ve Yaşlanma Belirtileri

Düzgün bir boyun yapısı, yüz güzelliğinin en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri olarak kabul edilir. Boynun gergin ve estetik görünmesini sağlayan en temel yapı, deri altında yer alan ve köprücük kemiğinden alt yüze kadar yelpaze şeklinde uzanan kas tabakasıdır. Bu özel kas tabakası, genç bir boyunda adeta bir korse görevi görerek dokuları sıkıca sarar ve cildin gergin kalmasını sağlar.

Zamanla bu kas yapısının gevşemesi ve yer değiştirmesi sonucunda boyun bölgesinde estetik kayıplar meydana gelir. Kaslardaki deformasyon; boyunda uzunlamasına bantların oluşmasına, çene altının sarkmasına ve boyun derisinin gevşemesine yol açar. Bu olumsuz değişiklikler sadece boyunla sınırlı kalmayıp, yüzün alt bölgesini de aşağı doğru çekerek yüz ovalinin bozulmasına neden olur.

Korse Tekniği Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Modern estetik cerrahide kullanılan korse tekniği, çene altından açılan 3-4 mm'lik minimal kesiler ve teleskoplar yardımıyla gerçekleştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte, boyun kasına yeniden korse formu verilerek silindirik boyun konturu tekrar inşa edilir. İşlem sırasında boyun anatomisi, fiber kablolar aracılığıyla yüksek çözünürlüklü bir ekrana aktarılarak tüm ayrıntılarıyla titizlikle incelenir.

Korse tekniği, sadece boyun sarkmalarını değil, aynı zamanda halk arasında cadı çenesi olarak bilinen çene ucu sarkmalarını da düzeltme imkanı sunar. İşlem, boyun derisindeki aşırı sarkmaların olmadığı durumlarda; çene altı gevşeklikleri ve boyun bantları için en ideal çözümlerden biridir. İleri düzey sarkmalarda ise fazla deri ense saç hattından çıkarılarak işlem desteklenir.

İşlemin Avantajları ve İyileşme Süreci

Korse tekniği, hastalar için konforlu bir iyileşme süreci ve doğal sonuçlar sunan bir yöntemdir. İşlemin öne çıkan özellikleri şunlardır:

  • Hızlı İyileşme: Cerrahi müdahale sonrası toparlanma süreci oldukça süratlidir.
  • Lokal Anestezi: İşlem, hasta tercihine ve durumuna göre lokal anestezi altında uygulanabilir.
  • İzsiz Görünüm: Minimal kesiler sayesinde görünür bir yara izi kalmaz.
  • Uzun Süreli Etki: Elde edilen estetik sonuçların kalıcılığı 5 ile 10 yıl arasında devam eder.

Kombine Uygulamalar ve Estetik Bütünlük

Korse tekniği, tek başına uygulanabildiği gibi yüz gençleştirme operasyonlarının bir parçası olarak da tercih edilebilir. Uygulama esnasında boyun bölgesindeki yağ fazlalıkları alınabilir ve düzensizlik yaratan sarkan tükürük bezleri toparlanabilir. Gerekli görülen vakalarda çene iskeleti implantlar ile güçlendirilerek profil görünümü iyileştirilir.

Uygulama AlanıSağlanan Avantaj
Boyun KaslarıKorse etkisi ile gerginlik ve form kazanımı
Çene AltıYağ alımı ve sarkık tükürük bezlerinin toparlanması
Çene UcuSarkmaların giderilmesi ve implant desteği
Boyun AçısıKas şekillendirme ile belirgin çene hattı

Boyun ve çene açısı kapalı olan kişilerde, bu açıyı yeniden oluşturmak için gereken kas şekillendirme ve askı işlemleri bu teknikle başarıyla uygulanır. Unutulmamalıdır ki; düzgün ve gençleşmiş bir boyun hattı, tüm yüz gençleştirme prosedürlerinin başarısını ve estetik etkisini artırır.

Etiketler

EndoskopiEstetik cerrahiBoyun estetiğiKorseGerginSilindirik boyun konturu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ahmet Karacalar

Prof. Dr. Ahmet Karacalar

Prof. Dr. Ahmet Karacalar, estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanında bilimsel derinliği sanatsal bakış açısıyla birleştiren, ulusal ve uluslararası alanda saygınlığıyla öne çıkan seçkin bir hekimdir; Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde edindiği güçlü akademik altyapıyı Hollanda ve İngiltere’deki ileri düzey eğitimlerle taçlandırarak modern estetik cerrahinin öncülerinden biri hâline gelmiş, özellikle yüz gençleştirme, vücut şekillendirme, lipödem cerrahisi, superdry liposuction teknikleri ve rekonstrüktif cerrahi uygulamalarında geliştirdiği yenilikçi yaklaşımlarla binlerce hastanın yaşam kalitesini yükseltmiştir. 25 yılı aşkın mesleki deneyimi boyunca estetik cerrahiyi yalnızca fiziksel bir dönüşüm olarak değil, bireyin psikolojisini, özgüvenini ve yaşam enerjisini yeniden yapılandıran bütüncül bir süreç olarak ele alan Prof. Dr. Ahmet Karacalar; çok sayıda uluslararası bilimsel makale, klinik araştırma ve akademik çalışmanın birinci yazarı olmasının yanı sıra “Lipödem: Evrimsel Bir Uyumsuzluk”, “Estetik Cerrahi ve Külkedisi Masalı” ile “Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı” gibi ses getiren kitaplarıyla estetik cerrahiyi tıp, felsefe ve sanat perspektifiyle harmanlayan özgün bir vizyon ortaya koymaktadır. İstanbul’da hastalarına kişiye özel estetik çözümler sunan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, doğal görünümü, fonksiyonel mükemmeliyeti ve etik hekimlik anlayışını merkeze alarak estetik cerrahide güven, kalite ve sürdürülebilir memnuniyetin simgesi olmaya devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.