Doktorsitesi.com

Endometriyozis ve karın zarı kaynaklı infertilite

Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Prof. Dr. Kubilay Vicdan
3 Eylül 2007726 görüntülenme
Randevu Al
Endometriyozis ve karın zarı kaynaklı infertilite
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Periton Yapışıklıkları ve Üreme Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Periton, karın içindeki organları ve karın duvarını ince bir zar şeklinde örten hayati bir dokudur. Bu dokuda meydana gelen hasarlar, üreme sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratarak gebelik sürecini zorlaştırabilmektedir. Özellikle cerrahi operasyonlar, travmalar, geçirilmiş iç organ enfeksiyonları ve endometriyozis, karın içerisinde yapışıklıklara (adezyonlara) yol açan temel unsurlar arasında yer alır.

Oluşan bu yapışıklıklar, anatomik yapıyı bozarak yumurtaların kanallara ulaşmasını veya döllenmiş yumurtanın kanal içerisinden rahime doğru ilerlemesini engelleyebilir. Bu durumun teşhis edilmesi ve etkin bir şekilde tedavi edilmesi aşamasında laparoskopik girişimler altın standart olarak kabul edilmektedir.

Endometriyozis ve Çikolata Kisti Nedir?

Üreme çağındaki kadınlarda sıkça rastlanan endometriyozis, normal şartlarda rahim içini döşeyen endometriyum dokusunun, rahim dışındaki bölgelerde (yumurtalıklar, karın içi vb.) konumlanmasıdır. Bu hastalık, kadının yaşam kalitesini ve üreme potansiyelini ciddi şekilde etkileyebilir.

Endometriyozis tablosunda görülen temel belirtiler ve sonuçlar şunlardır:

  • Şiddetli Adet Ağrısı: Adet döneminde rahim dışındaki dokularda da kanama meydana gelmesiyle oluşur.
  • Kronik Kasık Ağrısı: Kanamanın yarattığı hasara bağlı olarak cinsel temas sırasında veya farklı zamanlarda gelişebilir.
  • Çikolata Kisti (Endometrioma): Yumurtalıklarda oluşan koyu kahverengi içerikli kistik yapılardır.

Endometriyozis ve Yapışıklık Tedavisinde Modern Yaklaşımlar

Endometriyozis ve buna bağlı gelişen komplikasyonların tedavisinde, hastanın durumuna göre farklı tıbbi ve cerrahi yöntemler tercih edilmektedir. Tedavi planı, hastalığın evresine ve hastanın çocuk sahibi olma isteğine göre şekillendirilir.

Tedavi YöntemiUygulama ŞekliAmacı
Laparoskopik CerrahiKapalı ameliyat yöntemiKistlerin çıkarılması ve yapışıklıkların açılması
Koter veya LazerOdakların yakılmasıEndometriyozis odaklarının tahrip edilmesi
İlaç TedavisiHormonal düzenleyicilerHafif vakalarda hastalığın ilerlemesini durdurma

Uygulanan bu tedavi yöntemleriyle hastalığın gelişimi durdurulabilmekte veya geriletilebilmektedir. Ancak, cerrahi ve tıbbi müdahalelere rağmen doğal yollarla gebelik oluşmadığı durumlarda, çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek yöntemi etkili bir çözüm seçeneği sunmaktadır.

Etiketler

Endometriyozis ve karın zarı kaynaklı infertilite

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Prof. Dr. Kubilay Vicdan

1988 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1988-1993 yılları arasında Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde asistanlık eğitimini tamamladıktan sonra 1993-1996 tarihleri arasında aynı hastanede Yüksek Riskli Gebelikler Ünitesinde uzman doktor ve başasistan olarak çalıştı. 1996-2002 tarihleri arasında Ankara Sevgi Hastanesi, City Hospital, İstanbul Alman Hastanesi ve Ankara Bayındır Hastanesi IVF ünitelerinde uzman doktor olarak görev yaptı. 2002 yılından itibaren kurucusu olduğu Özel Ankara Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezinde ÜYTE sorumlusu ve 2009 yılında ÜYTE  Eğitim Merkezi olan aynı merkezin ÜYTE Eğitim Sorumlusu olarak görev yaptı. 2001 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında Doçent, 2019 yılında Profesör olan Dr. Vicdan,2004 yılında Gazi Üniversitesi Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji ABD’de doktorasını tamamlayarak Bilim Doktoru ünvanını aldı. 2008-2012 yılları arasında Özel Tüp Bebek Merkezleri Derneği Başkanlığı yapan Dr. Kubilay Vicdan’ın Uluslararası dergilerde yayınlanmış 46, Ulusal dergilerde yayınlanmış 80’den fazla makalesi ve uluslararası ve ulusal kongrelerde sunulmuş çok sayıda çalışması mevcuttur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.