Endometriozis ve infertilite

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Endometriozis: Tanımı ve Klinik Tablosu
Endometriozis, normal şartlarda rahim içini döşeyen endometriyum dokusunun (gland ve stroma), rahim boşluğu dışındaki bölgelerde gelişmesiyle karakterize kronik bir hastalıktır. En sık overler (yumurtalıklar) ve periton boşluğunda görülse de; karaciğer, böbrek, mesane, cilt ve hatta nadiren erkeklerde bile saptanabilmektedir. Hastalığın semptomları, lezyonların anatomik yerleşimine ve inflamasyon derecesine göre değişkenlik gösterir.
Östrojen hormonuna bağımlı bir hastalık olan endometriozis, genellikle üreme çağındaki kadınları etkiler. Tanı konulma yaşı ortalama 28 olmakla birlikte, 12 ile 80 yaş arasındaki geniş bir yelpazede görülebilir. Hastalığın prevalansı üreme çağındaki kadınlarda %2-50, infertil (kısır) kadınlarda ise %20-50 arasındadır. Son yıllarda görülme sıklığının artması; geç yaşta çocuk sahibi olma, çevresel toksinler (dioksin vb.) ve oral kontraseptif kullanımındaki değişimlerle ilişkilendirilmektedir.
Endometriozis Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Endometriozis olgularında en belirgin semptom siklik pelvik ağrıdır. Bu ağrı tipik olarak adet döneminden hemen önce başlar ve süreç boyunca devam eder. Klinik tabloda sıkça karşılaşılan diğer bulgular şunlardır:
- Dismenore (Sancılı adet görme)
- Disparoni (Ağrılı cinsel ilişki)
- Disüri (Ağrılı idrar yapma)
- Kronik kasık ve bel ağrısı
- İnfertilite (Kısırlık)
Tanı Sürecinde Kullanılan Yöntemler
Endometriozisin kesin tanısı, cerrahi olarak alınan doku örneğinin histopatolojik tetkiki ile konur. Tanı ve teşhis süreçlerinde kullanılan araçlar şunlardır:
| Yöntem | Tanıdaki Rolü ve Özellikleri |
|---|---|
| Laparoskopi | Altın standarttır; lezyonların doğrudan görülmesini ve biyopsi alınmasını sağlar. |
| MRI (Emar) | En değerli non-invazif araçtır; 3 mm ve üzeri implantları saptayabilir. |
| Ultrasonografi | Endometriomaların (çikolata kisti) değerlendirilmesinde kullanılır ancak spesifitesi sınırlıdır. |
| CA-125 Testi | Tanısal değeri düşüktür; daha çok tedaviye yanıtın takibinde kullanılır. |
Endometriozis ve İnfertilite İlişkisi
Endometriozis ile subfertilite arasında doğrudan bir bağ bulunmaktadır. Orta ve ağır vakalarda, pelvik yapışıklıklar ve bozulan anatomi nedeniyle sperm ile yumurtanın buluşması mekanik olarak engellenir. Hafif vakalarda ise periton sıvısındaki sitokinler, büyüme faktörleri ve immünolojik değişikliklerin döllenmeyi olumsuz etkilediği kabul edilir.
Endometriozis Fertilite İndeksi (EFI) gibi sistemler, hastaların üreme potansiyelini değerlendirmek için geliştirilmiştir. Özellikle ileri evrelerde oosit (yumurta) kalitesinin düşmesi ve embriyo implantasyonunun (tutunma) bozulması, gebelik oranlarını ciddi oranda düşürmektedir.
Tedavi Yaklaşımları ve Doğurganlık Üzerine Etkileri
Endometriozis tedavisinde izlenecek yol, hastanın çocuk sahibi olma isteğine ve hastalığın evresine göre planlanır.
1. Medikal Tedavi
İnfertiliteyi gidermek amacıyla uygulanan hormonal baskılayıcı tedavilerin gebelik oranları üzerinde olumlu bir etkisi saptanmamıştır. Bu tedaviler ovulasyonu engellediği için gebelik planlayan hastalarda zaman kaybına yol açar.
2. Cerrahi Tedavi
- Minimal/Hafif Evre: Laparoskopik olarak lezyonların yakılması veya çıkarılması gebelik oranlarını anlamlı düzeyde artırır.
- Ağır Evre: Pelvik anatominin düzeltilmesi hedeflenir; ancak over rezervi (yumurtalık kapasitesi) konusunda çok dikkatli olunmalıdır.
3. Yardımla Üreme Teknikleri (Aşılama ve IVF)
- Anatominin korunmuş olduğu durumlarda KOH + IUI (Aşılama) etkili bir seçenektir.
- İleri evrelerde, özellikle tüplerin tıkalı olduğu veya cerrahinin yetersiz kaldığı durumlarda IVF (Tüp Bebek) tedavisine geçilmelidir.
- Uzun süreli (3 aylık) GnRH analog baskılaması sonrası yapılan IVF uygulamalarının başarı şansını artırdığı gözlemlenmiştir.
Özetle; erken evre endometrioziste cerrahi müdahale fertiliteyi olumlu etkilerken (I. seviye kanıt), lezyonlara yönelik medikal tedavinin fertilite üzerinde hiçbir olumlu etkisi yoktur. Tedavi planlamasında over rezervinin korunması ve kişiye özel stratejilerin belirlenmesi kritik öneme sahiptir.



