Diyet kişiye özeldir

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Obezite Nedir? Dünya Sağlık Örgütü'ne Göre Şişmanlık Tanımı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık raporlarında şişmanlığı; vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olarak tanımlamaktadır. Obezite, aşırı besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, genetik faktörler, hormonal nedenler, psikolojik sorunlar ve sigarayı bırakma gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişebilir. Bu hastalık, tek başına yaşam süresini kısalttığı gibi beraberinde getirdiği komplikasyonlarla yaşam kalitesini de önemli ölçüde düşürmektedir.
Obezitenin Neden Olduğu Sağlık Sorunları
Şişmanlık, vücut sistemleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere sahiptir. Kontrol altına alınmayan kilo problemleri şu hastalıklara zemin hazırlayabilir:
- Kalp ve damar hastalıkları ile hipertansiyon,
- Şeker hastalığı (Tip 2 Diyabet),
- Belirli kanser türleri ve solunum rahatsızlıkları,
- Karaciğer yağlanması ve safra kesesi hastalıkları,
- Eklem rahatsızlıkları, adet düzensizlikleri ve kısırlık.
Multidisipliner Obezite Tedavisi ve Yaklaşımlar
Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım benimsenmelidir. En sağlıklı sonuçlar; dahiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen, fizyoterapist ve psikologdan oluşan bir ekip eşliğinde alınmaktadır. Tedavi süreci, doktorun klinik muayenesi ve kan tahlili sonuçlarının yorumlanmasıyla başlar; ardından diyetisyen eşliğinde tıbbi beslenme tedavisi ile devam eder.
| Tedavi Aşaması | Uygulama Yöntemi |
|---|---|
| Klinik Değerlendirme | Doktor muayenesi ve kan tahlillerinin analizi |
| Beslenme Tedavisi | Diyetisyen kontrolünde kişiye özel program |
| Destekleyici Tedavi | Egzersiz ve davranış değişikliği protokolleri |
| Koruma Programı | Hedef kiloya ulaşıldığında kilonun korunması |
Önemli bir kural olarak; en az 3 ay boyunca diyet, egzersiz ve davranış değişikliği tedavisi uygulanmadan hiçbir hastaya ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale düşünülmemelidir.
Şok Diyetlerin Zararları ve Kişiye Özel Diyetin Önemi
Günümüzde kitle iletişim araçlarında sıkça rastlanan şok diyetler, metabolizma üzerinde kalıcı hasarlar bırakabilmektedir. Her bireyin metabolizması, tıpkı parmak izi gibi kendine özgüdür. Bu nedenle beslenme programları mutlaka kişiye özel olarak hazırlanmalıdır. Diyetisyenler, aldıkları eğitim doğrultusunda beslenme programını bireyin ihtiyaçlarına göre ayarlayabilen ve zayıflama sürecini yeterli/dengeli beslenme alışkanlığına dönüştürebilen uzmanlardır.
Sağlıklı Zayıflama Kriterleri Nelerdir?
İdeal bir zayıflama programı şu özellikleri taşımalıdır:
- Kişinin yaşına, cinsiyetine, boyuna ve fiziksel aktivite düzeyine uygun enerji içermelidir.
- Sosyo-ekonomik durum ve beslenme alışkanlıkları göz önünde bulundurulmalıdır.
- Haftalık ağırlık kaybı 0,5 - 1 kg arasında seyretmelidir.
- Ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybının metabolik sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır.
Popüler Diyetler ve Bilimsel Dayanağı Olmayan Yöntemler
İsveç, Hollywood, Lahana Çorbası veya Kan Grubu diyeti gibi yüzlerce popüler isimli diyet, genellikle hızlı kilo kaybı vaat etse de bu kilolar kısa sürede geri alınmaktadır. Hızlı kilo kaybı; yağsız vücut kitlesi kaybına, bazal metabolizma hızının yavaşlamasına ve hayati mineral eksikliklerine neden olur. Ayrıca, aç karnına limon suyu içmek, yosun tabletleri veya form çaylarından medet ummak gibi yöntemlerin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur ve sağlığa zarar vermektedir.
Gerçek ağırlık kaybı, vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkündür. Kas ve su kaybı hem sağlık için risklidir hem de kalıcı değildir. Dengeli diyetlerde yağ kaybı hedeflenirken, açlık durumunda kas kaybı yaşanmaktadır.
Kalıcı Kilo Kontrolü İçin Davranış Değişikliği
Obezite tedavisinde sadece diyet yeterli değildir; egzersiz ve davranış değişikliği tedavisi süreci tamamlar. Yaşam tarzı haline getirilmesi gereken bazı temel alışkanlıklar şunlardır:
- Kısa mesafelerde taşıt kullanmak yerine yürümek,
- Alışverişe mutlaka tok karnına çıkmak,
- Her lokmadan sonra çatal ve kaşığı tabağa bırakarak yavaş yemek,
- Porsiyon kontrolü sağlamak ve tabağa fazla yemek almamak.
Sonuç olarak zayıflama programı; bireyin benimseyebileceği, sürdürülebilir ve yeterli-dengeli beslenme alışkanlığı kazandıran bir yapıda olmalıdır.




