Çocuk gelinler olmasın

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Erken Yaşta Evlilikler ve Toplumsal Algı
Son yıllarda cinsel işlev bozuklukları nedeniyle sağlık kuruluşlarına ve cinsel sağlık hatlarına yapılan başvuruların artışı, yeni evlenecek çiftleri de ciddi şekilde endişelendirmeye başlamıştır. Ülkemizde erken yaşta evlilikler uzun yıllardır süregelen bir olgu olmasına rağmen, toplumun büyük bir kesimi tarafından halen bir "sorun" olarak görülmemektedir.
Evliliğin en önemli meşruluk kaynaklarından biri olan toplumsal mutabakat, bu tür evliliklerin temelini oluşturmaktadır. Ataerkil ve geleneksel toplum yapısı, erken yaşta evlilikleri normalleştirmiş ve meşrulaştırmıştır. Oysa bu durum, özellikle kız çocuklarının toplumdaki eşitsiz konumunu pekiştirmekte ve hayat tercihlerini kısıtlamaktadır.
Ünzile’lerin Sorunu: Bir Yoksulluk ve Refah Meselesi
Ünzile’ler olarak sembolleşen çocuk gelinler meselesi, sadece sosyo-kültürel bir sorun değil, özünde bir yoksulluk sorunudur. Elimizdeki veriler, ülkemizde hem erkeklerin hem de kadınların büyük çoğunluğunun yoksul olduğunu göstermektedir. Kadınlar bu yoksulluktan daha fazla etkilenmekte ve yaşamlarının her alanında bunun sonuçlarını daha ağır yaşamaktadırlar.
Özellikle açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayan ailelerde, bu durum çocuk yaşta yaptırılan evliliklerle kendini göstermektedir. Soruna sadece kültürel bir perspektifle yaklaşmak, her çabanın yarım kalmasına neden olacaktır. Bu toplumsal sorunu çözmek için şu gerçekler kabul edilmelidir:
- Sorun, bir yoksullukla mücadele sorunudur.
- Sorun, bir cinsel eğitimsizlik sorunudur.
- Çözüm, ailelerin refah düzeyinin artırılmasından ve sosyal devlet anlayışının egemen kılınmasından geçmektedir.
Çocuk Gelinler ve Elinden Alınan Cinsel Haklar
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) olarak, "Huzurlu insan, sağlıklı cinsellik, mutlu bir evlilik ve aile yaşantısı için…" sloganıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cinsel sağlık, ancak cinsel hakların tanındığı ve saygı duyulduğu ortamlarda mümkündür. Erken yaşta evlilikler, kadınları eğitimsizlik, yoksulluk ve bağımlılık döngüsüne hapsederek cinselliğe dair haklarını ellerinden almaktadır.
Çocuk gelinler, cinsel baskının her türünü, zorlamayı, istismarı ve tacizi reddetme hakkı olan cinsel özgürlük hakkını kullanamaz hale gelmektedir. Evlenip evlenmemek, çocuk sahibi olma kararı veya eş seçimi gibi temel kişisel tercihler bu çocuklar için söz konusu olamamaktadır.
Çözüm İçin Devlet Politikası ve Eğitim Şart
Uçan Süpürge tarafından yürütülen ve Sabancı Vakfı tarafından finanse edilen Çocuk Gelinler Projesi gibi gönüllü girişimleri desteklemekle birlikte, bu sorunun sadece gönüllü çabalarla çözülemeyeceğine inanıyoruz. Bu mesele, kapsamlı bir devlet projesi haline getirilmelidir.
Sağlıklı bir toplum yapısı için önerilen stratejik adımlar şunlardır:
| Uygulama Alanı | Önerilen Faaliyet |
|---|---|
| Zorunlu Eğitim | Süre hızla 12 yıla çıkarılmalı ve kız çocukları teşvik edilmelidir. |
| Maddi Destek | Eğitim döneminde kız öğrencilerin aileleri ekonomik olarak desteklenmelidir. |
| Müfredat | Anaokulundan itibaren zorunlu Cinsel Eğitim verilmelidir. |
| Yasal Zorunluluk | Evlilik öncesi cinsel danışmanlık ve anne-baba eğitimleri şart olmalıdır. |
Eğitim ve öğretim imkanlarını kullanarak kendini yetiştirmiş bireylerin egemen olduğu bir toplum; ruhen, bedenen ve fikren sağlıklı aileler oluşturmak açısından kritik öneme sahiptir.



