Doktorsitesi.com

Beslenme ve Ağız Sağlığı

Dt. Hakan Çolak
Dt. Hakan Çolak
15 Ocak 2011742 görüntülenme
Randevu Al
Beslenme ve Ağız Sağlığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ağız Sağlığı ve Beslenme Arasındaki Kritik İlişki

Diş çürüklerinin önlenmesinde ve sürdürülebilir bir ağız sağlığı için beslenme alışkanlıklarımız, yani neyi ne sıklıkla tükettiğimiz belirleyici bir rol oynar. Belirli besinleri tükettiğimiz andan itibaren ağız ortamında kimyasal değişimler başlar. Ağız içindeki bakteriler, aldığımız besinleri kullanarak asit üretirler; bu asit atakları dişin en dış katmanı olan mine tabakasını çözerek çürük oluşumuna zemin hazırlar. Atıştırmalık ve abur cubur tüketim sıklığı arttıkça, diş çürüğü riski de aynı oranda yükselmektedir.

Diş Dostu Sağlıklı Gıdalar ve İçecekler

İyi bir ağız sağlığı için peynir, fındık, süt, tavuk ve diğer et türleri en ideal besin seçenekleri arasında yer alır. Bu gıdalar, içerdikleri yüksek su oranı sayesinde şeker içeriğini seyreltir ve tükürük akışını uyarırlar. Artan tükürük salgısı, gıda artıklarını yıkayarak uzaklaştırır ve ağız içindeki asidik ortamı tamponlayarak nötralize eder.

Asidik özellik taşıyan meyvelerin tüketiminde ise şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Portakal, mandalina, greyfurt ve limon gibi meyveler, asit etkisini minimize etmek için ana öğünlerin bir parçası olarak tüketilmelidir.
  • En sağlıklı içecek seçenekleri; su (özellikle florlanmış), süt ve şekersiz çaydır.
  • Enerji içecekleri, limonata, şekerli kahve ve çay tüketimi çürük riskini azaltmak adına kısıtlanmalıdır.

Diş Çürüğüne Yol Açan Riskli Besinler

Lolipop, nane şekerleri, kurabiye, kek, turta, patates cipsi, kızartmalar, muz ve kuru üzüm gibi gıdaların sürekli tüketilmesi kötü beslenmeye ve diş sorunlarına yol açar. Bu besinler yüksek miktarda şeker içerir, diş yüzeyine yapışır ve bakteriler için temel yakıt kaynağı oluşturur. Ayrıca, tıbbi bir zorunluluk olmadıkça tatlandırılmış öksürük damlaları kullanılmamalıdır; çünkü bu ürünler diş yüzeyini uzun süre kaplayarak çürük oluşumunu hızlandırabilir.

Yapay Tatlandırıcılar ve Şekersiz Ürünlerin Analizi

Yapay tatlandırıcılar şeker tadı vermesine rağmen, vücut tarafından şekerle aynı şekilde sindirilmezler. Bu sayede ağızdaki bakteriler tarafından besin olarak kullanılamaz ve asit üretemezler. Yaygın olarak kullanılan tatlandırıcılar şunlardır:

Tatlandırıcı TürüÖrnekler
Şeker AlkolleriEritritol, Isomalt, Sorbitol, Mannitol
Diğer TatlandırıcılarSakkarin, Aspartam, Sukraloz

Şekersiz ürünler kavramı, işleme sırasında ilave şeker eklenmediği anlamına gelir. Ancak bu gıdaların bal, pekmez, arpa şekeri veya pirinç şurubu gibi doğal tatlandırıcılar içerebileceği unutulmamalıdır. Bu doğal içerikler şekerle aynı kaloriye sahiptir ve dişlere en az şeker kadar zarar verebilir. Bir ürünün doğal şeker içerip içermediğini anlamak için içindekiler kısmında sonu "-oz" ile biten (sukroz, fruktoz vb.) terimlere dikkat edilmelidir.

Sakız Çiğnemenin Diş Sağlığına Faydaları

Şekersiz sakız çiğnemek, diş yüzeyindeki gıda artıklarının uzaklaştırılması ve tükürük akışının artırılarak asitlerin nötralize edilmesi açısından oldukça faydalıdır. Özellikle ksilitol içerikli sakızların diş çürüklerini azalttığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Ancak, çene eklemlerinde ağrı veya benzeri şikayetleri olan bireylerde sakız çiğnemek mevcut problemleri tetikleyebilir.

Diş ve Diş Eti Bakımı İçin Temel Kurallar

Sağlıklı bir ağız yapısını korumak için şu temel kurallar uygulanmalıdır:

  1. Dişlerinizi günde 2 kez, tercihen ana öğünlerden ve atıştırmalıklardan sonra fırçalayın.
  2. Mutlaka flor içerikli diş macunları tercih edin.
  3. Günde en az bir kez diş ipi kullanarak arayüz temizliği yapın.
  4. Diş hekiminizi yılda 2 kez düzenli olarak ziyaret edin.
  5. Öğün aralarında şeker ve karbonhidrat tüketimini minimumda tutun. Atıştırma ihtiyacında tercihinizi peynir, çiğ sebze, sade yoğurt veya elma gibi sert meyvelerden yana kullanın.

Etiketler

Ağız sağlığıYapay tatlandırıcılarDiş eti bakımıSağlıklı gıdalarŞekersiz ürünler

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.