Doktorsitesi.com

Bekâret tabusu öümlere neden olabiliyor

Dr. Cem Keçe
Dr. Cem Keçe
1 Ekim 2010779 görüntülenme
Randevu Al
Bekâret tabusu öümlere neden olabiliyor
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bekâret Kavramı: Fiziksel Bir Unsurdan Öte Zihinsel Bir Süreç

Toplumumuzda cinselliği yaşamak kadınlar için hâlâ bir hak olarak görülmemektedir. Erkekler ergenlikten itibaren cinselliği yaşamaları için teşvik edilirken, kadınlar üzerinde ciddi bir cinsel baskı kurulmakta ve bekâretin evlenene kadar korunması gerektiği savunulmaktadır. Ancak öncelikle bekâretin gerçek anlamını doğru tanımlamak gerekir.

Bekâret, kişinin daha önce hiç cinsel ilişki yaşamamış olması durumudur. Bu kavramın kapsamına sevişme, karşı cinsle temas, dokunma, oral ve anal yolla yaşanan tüm birliktelikler dâhildir. Daha önce karşı cinsle hiçbir şekilde temasta bulunmamış kişilere bakir veya bakire denilmektedir. Toplumda bekâretin sadece penisin vajinaya girmesi ve kızlık zarının durumuyla ölçülmesi büyük bir yanılgıdır; çünkü bekâret iki bacağın arasında değil, beyindedir.

Kadınlarda Cinsel Suçluluk Duygusu ve Toplumsal Baskı

Cinselliği yaşamak, arzularını ve duygularını özgürce ifade etmek genç kadınlar için oldukça zor bir süreçtir. Doğuştan gelen cinsel dürtüler erkekte olduğu gibi kadında da mevcuttur. Ancak toplumun, cinselliğini açıkça yaşayan kadınlara karşı sergilediği olumsuz tutum, genç kızları bu süreci gizli yaşamaya itmektedir.

Bu gizlilik ve baskı ortamı sonucunda kadınlarda şu duygular gelişmektedir:

  • Suçluluk ve günahkârlık hissi
  • Pişmanlık duyguları
  • İlk gece kan gelip gelmeyeceğine dair yoğun korku

İlk cinsel ilişkide kanama olmaması, birçok kültürde hatalı bir şekilde kadının bakire olmadığının kanıtı sayılmaktadır. Oysaki her kadının anatomik yapısı farklıdır ve bu durum biyolojik çeşitlilikle açıklanmalıdır.

İlk İlişkide Kanama Beklentisi ve Yanılgılar

Toplumda hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk ilişkinin mutlaka zor ve kanamalı geçmesi gerektiğine dair yanlış bir inanış hakimdir. Bilinenin aksine, kızlık zarı vajina girişini bir perde gibi kapatmaz; ortasında adet kanının akmasını sağlayan doğal bir açıklık bulunur.

Eğer aşağıdaki şartlar sağlanırsa, ilk ilişkide kanama meydana gelmeyebilir:

GerekliliklerSağladığı Avantajlar
Yeterli Ön SevişmeVajinal ıslanmayı ve gevşemeyi sağlar.
Psikolojik RahatlıkKasılmaları önleyerek geçişi kolaylaştırır.
Doğru YaklaşımZorlama olmadan gerçekleşen birleşme acısız olur.

Kanamanın temel nedeni genellikle kadının kendini kasması, vajinal kuruluk ve erkeğin zorlayıcı tavrıdır. Kanama beklentisi karşılanmadığında çiftler arasında güven sarsılmakta ve sağlıklı bir cinsel hayatın temelleri zarar görmektedir.

Bekâret Kaygısının Vajinismusa Etkisi

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) verilerine göre, bekâret ve kızlık zarı konusunda her gün çok sayıda soru alınmaktadır. Genç kızlar, fiziksel aktiviteler (düşme, ata binme, sert yere oturma, havuza atlama vb.) nedeniyle bekâretlerini kaybetme korkusu yaşamaktadır.

Bu yoğun kaygı ve kızlık zarını koruma içgüdüsü, kadınların cinsel birleşme sırasında kendilerini aşırı kasmalarına ve sonuç olarak vajinismus sorunu yaşamalarına neden olmaktadır. Bir damla kan, bekâretin veya sadakatin kanıtı olamaz. Sevgi, saygı ve güven gibi değerlerin bir damla kan yüzünden feda edilmesi, uzun yıllar sürecek cinsel sorunları beraberinde getirmektedir.

Çözüm Yolu: Kapsamlı Cinsel Eğitim

Bekâret tabusunun ve buna bağlı gelişen cinsel sorunların aşılmasında cinsel eğitimin önemi yadsınamaz. Cinsel eğitim, gençlerin her şeyi sınırsızca yaşaması demek değildir; aksine bireyin kendi sınırlarını çizmesi ve cinsellik konusunda bilinçli kararlar verebilmesidir.

Doğru cinsel bilgilendirme sayesinde şu kazanımlar elde edilir:

  • Cinsel organların anatomik yapısı doğru öğrenilir.
  • İlk ilişkinin acı verici olması gerektiği efsanesi yıkılır.
  • Cinsel hayata daha sağlıklı ve bilinçli bir başlangıç yapılır.
  • Toplumsal baskı kaynaklı psikolojik travmalar ve üzücü olaylar önlenir.

Bu noktada, toplumun bilinçlendirilmesi için devlet kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluklar düşmektedir.

Etiketler

CinsellikBekaretCinsel ilişkiCinsel sağlık enstitüsü derneğiBakirelikBekaret kaygısı

Yazar Hakkında

Dr. Cem Keçe

Dr. Cem Keçe

Psikoterapist & Cinsel Terapist & Evlilik Terapisti
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aile Danışmanlığı eğitimi aldı. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Yüksek Lisans yaptı. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Psikiyatri İhtisası yaptı.                     

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.