Aşırı Aktif Mesane (AAM)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Aşırı Aktif Mesane (AAM) Nedir?
Aşırı Aktif Mesane (AAM), Uluslararası Kontinans Birliği (ICS) tarafından 2002 yılında tanımlanan; ani sıkışma hissi, artmış gece veya gündüz işeme sıklığı ve bazen sıkışma tipi idrar kaçırma ile seyreden bir semptomlar bütünüdür. Bu durumun temel özelliği, semptomları açıklayabilecek yerel bir patolojik veya metabolik nedenin bulunmamasıdır.
AAM tanısında olmazsa olmaz semptom ani sıkışma hissidir (urgency). Bu his, geciktirilmesi oldukça güç, ani ve zorlayıcı bir idrar yapma arzusu olarak tanımlanır. Diğer temel tanımlar ise şöyledir:
- Noktüri: Gece boyunca en az 2 kez idrara kalkma durumudur.
- Sık İdrara Çıkma: Gün içerisinde en az 9 kez idrar yapılmasıdır.
- Sıkışma Tarzı İdrar Kaçırma: AAM semptomlarından biridir ve bazen stres tipi idrar kaçırma ile birleşerek karışık tipte idrar kaçırma şeklinde görülebilir.
AAM ve İdrar İnkontinansının Görülme Sıklığı
Üriner inkontinans, toplumda sık gözlenen ancak sosyal, hijyenik ve psikolojik etkileri nedeniyle yeterince dile getirilmeyen bir problemdir. Yapılan araştırmalar bu sorunun yaygınlığını çarpıcı verilerle ortaya koymaktadır:
| Bölge / Ülke | Erkeklerde Görülme Oranı | Kadınlarda Görülme Oranı |
|---|---|---|
| ABD | %16 | %17 |
| Avrupa (5 Ülke) | %11 | %13 |
| Türkiye (9 İl Geneli) | - | %10 (AAM), %28 (İdrar Kaçırma) |
Türkiye özelinde yapılan çalışmalarda idrar kaçırma oranları şehirlere göre farklılık göstermektedir: Aydın'da %24, Eskişehir'de %26 ve Elazığ'da %46 seviyelerindedir. 2009 verilerine göre Türkiye'de antikolinerjik ilaçlarla tedavi edilen hasta sayısı 300.000 civarındadır.
Aşırı Aktif Mesane Risk Faktörleri
AAM gelişiminde etkili olan temel risk faktörleri üç ana başlıkta toplanabilir:
- Yaşlanma ve Sistemik Hastalıklar: Yaşla birlikte artan ateroskleroza bağlı pelvik iskemi, hiperlipidemi, serebrovasküler veya diğer nörolojik hastalıklar.
- Cinsiyet Faktörü: Kadınlarda anatominin farklılığı, vajinal doğum travması, pelvik taban gevşemesi veya hormonal değişimler.
- Psikosomatik Bozukluklar: Stres, anksiyete ve depresyon gibi durumlar AAM üzerinde doğrudan etkilidir.
Birinci Basamak Tedavi Seçenekleri
AAM tanısı konulduktan sonra uygulanan ilk tedavi yöntemleri yaşam tarzı değişiklikleri ve eğitimleri kapsar.
Davranış ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri
- Diyet Alışkanlıkları: Sıvı alımı düzenlenmelidir. Yetersiz sıvı alımı şikayetleri artırırken, gece uyumadan 4 saat önce sıvı alımı kesilmeli ve mesane boşaltılmalıdır.
- Mesane İritanlarından Kaçınma: Kafein, alkol, aspartam, aşırı baharatlı gıdalar, turunçgiller, domates ve asitli içecekler mesane kası (detrusor) kasılmasını artırabilir.
- Kilo Kontrolü ve Sigara: Obezite ve sigara kullanımı (kronik öksürük ve nikotin etkisiyle) mesane basıncını artırır.
- Bağırsak Sağlığı: Kabızlığı önlemek için lifli gıdalar tüketilmeli ve düzenli egzersiz yapılmalıdır.
- Mesane Eğitimi: Amaç, tuvalete gidiş aralarını yavaş yavaş artırarak 3-4 saatlik normal periyotlara ulaşmaktır.
Pelvik Taban Kas Eğitimi (Kegel Egzersizleri)
Kegel egzersizleri, pelvik taban kaslarını güçlendirmeyi hedefler. Kaslar önce 3 saniye, ilerleyen aşamalarda 6-10 saniye kasılı tutulup ardından 10 saniye dinlendirilmelidir. Bu egzersizlerin 10'lu setler halinde günde 30-50 kez, her gün yapılması idealdir.
Antimuskarinik İlaç Tedavisi
Bu ilaçlar idrar sıkışma ataklarını azaltarak hayat kalitesini artırmayı hedefler ve %75-%80 oranında başarı sağlar. Ancak ağız kuruluğu (en sık bırakma nedeni), kabızlık ve taşikardi gibi yan etkileri olabilir.
Dikkat: Dar açılı glokom, idrar retansiyonu, bağırsak tıkanıklığı ve miyastenya gravis hastalarında bu ilaçlar kullanılmamalıdır.
İkinci Basamak ve İleri Tedavi Yöntemleri
Birinci basamak tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda şu yöntemlere başvurulur:
- Nöromodulasyon: TENS veya sakral sinir uyarımı ile işeme refleksinin kontrol altına alınması amaçlanır.
- Botulinum Toksini (Botoks) Enjeksiyonu: Mesane kası içine uygulanan bu işlem, kimyasal denervasyon sağlayarak etkisini 9 aya kadar sürdürür. Minimal invaziv yöntemler arasında en umut verici seçenektir.
- Cerrahi Tedavi: Son çare olarak değerlendirilir. Altın standart yöntem, bağırsaktan yeni mesane yapılması işlemi olan augmentasyon sistoplastisidir.




